BİR KAFADAN HER SES
Çilekli Süt ve Mr.Paradise'ın Çok Sesli Mekânı


Arama Bul

‘İsrail’in şiddet ve soykırım politikası’ Etiketli Tüm Yazılar Listeleniyor

Teşekkürler Michael Heart-Gaza Tonight

Kategori Çilekli Süt 
March 2nd, 2009

Blog gezmesine çıktım ve Hoşafçıbaşı Yasin’de şu yazıyı okudum. Yazıdaki şarkıyı dinledim ve bayıldım. Michael Heart o kadar duyarlı bir insanmışki Gazze için bir şarkı yapmış ve söylemiş. Şarkının Türkçe’sini Yasin çevirmeye çalışmış. Şarkının ingilizce sözlerine ve Türkçe çevirisine burdan ulaşabilirsiniz.

2 Yorum Yapılmış »

Editliyorum

Kategori Çilekli Süt 
February 11th, 2009

Burdaki yazımın “not” kısmına ekleme: Ancak boykottan milyarlarca dolar zarar görmüşler ;) Zarar görmeseler saha araştırması yapma ihtiyacı da duymazlardı zaten, öyle değil mi ;) Hatta bir rivayete göre ateşkesi bu zarar dolayısıyla yapmışlar. Hem de milyar dolarlar olduğu söyleniyor bu zararın! Yani boykotlarımız baya baya işe yaramış dostlar :) Bu süper! 

Damlaya damlaya göl olur lafı sanırım doğru bu durumda. Hatice teyze’nin muhteşem kokusuna rağmen almadığı Ariel dağ esintisi, minik Mert’in yemediği Mc Donalds hamburger, üst komşunun almayı kestiği Coca Cola ya da Sevil’in içmediği Nescafe ve Parliament sigarası :) bu boykot gölünü doldurmuş da haberimiz yok.

Umarım boykot devam eder, Gazze ve imanımız adına.. İsrail’e destek olan siyonist ürünleri boykota devam! Onlara hafızamızın ne kadar güçlü olduğunu gösterelim!

7 Yorum Yapılmış »

Kimse Bilmez Ama Ceza İsrail’den Eskidir

Kategori Çilekli Süt 
February 2nd, 2009

Değme değme sakın Filistin’e, İsrail kahrol!! Yok ol git!!

“Yerli plaka” adlı şarkısını Filistin için düzenleyen Ceza, ortaya süper güzel ve duyarlı bir çalışma çıkartmış. Parçayı Show TV’de Ferhat Göçer’in sunduğu “Biri Bana Gelsin” programında okudu. Oldukça etkili bir eser olmuş. Tüm gerçek sanatçılardan Filistin soykırımı adına bu tür girişimler bekliyoruz.

2 Yorum Yapılmış »

Çekilişsiz Kurasız Herkese! Filistin’e Yardım Et, Analiz Kazan :)

Kategori Çilekli Süt 
January 9th, 2009

Akşam bi kanalda haberlere takıldım zap faaliyetim sırasında.. Mısır Refah kapısında Gazze’ye geçmek için bekleyen (Yeryüzü doktorlarından) Türk Dr. Mehmet Güllüoğlu konuktu programa. Türkiye’nin Filistin halkı için ne denli büyük bir umut olduğundan bahsetti. Ve dediki: “Türkiye; Arabistan ve Mısır başta olmak üzere müslüman halkını uyandırdı.”.. Evet Arap halkı da toplanmış Filistin için ama bizim kadar kimse bu denli ses getirememiş dünyada. Çağlayan’da yapılan boykot gösterisi, artı gecenin bir yarısı buz gibi havada Levent’te İsrail konsolosluğu önünde İsrail kara harekatının protestosu, yardım çağrıları, yapılan yardımlar vs. Bunlar Filistin halkı tarafından şaşkınlık ve memnuniyetle karşılanmış. TR’nin batıya daha yakın olmasına rağmen, Ortadoğu ile bu kadar içten ve samimi ilgilenilmesinin getirmiş olduğu bir şaşkınlık.  Biraz da öyle evet Mısır burunlarının dibinde ama olanlar ortada. TR daha cesur şu durumda.. Artı olarak şuan Arap ülkelerinin halkı (Mısır, Arabistan ve Suriye gibi) Türk halkını kahraman gibi görüyormuş. ”Bu soykırımı ve yardım çağrılarını gündemde tutmaya devam etmeliyiz” dedi Dr. Güllüoğlu. Mısır; Refah kapısını “güvenlik” sebebiyle tutuyor (kaba etimin kenarı) Ama işin aslı; İsrail içerdekileri öldürsün gebertsin diye bu yapılan. Doktorları, yardım (yiyecek-içecek gibi) malzemelerini vs. Gazze’ye göndermiyorlarmış.. Sadece ambulans ve medikal gereçler gidebiliyormuş..

Yarım saat bir saat kadar kadar önce programı izlerken bir yandan da yardım etmek için ne yapabilirim diye düşündüm. Bir kaç şey yapmaya çalıştım maddi olarak. Ama bu beni hiç tatmin etmedi açıkçası. Ben elimdeki yeteneklerle biraz daha maddi gelir elde etmek ve onlara göndermek istiyorum. Çünkü Gazze’ye Filistin halkına yardım için Refah kapısında bekleyen bu doktor orda Deniz Feneri, İHH ve daha bir çok Türk yardım kuruluşunun yardım konvoylarının içeri sokulabildiğini söyledi. Her ne kadar İsrail bir yandan vuruyor, kırıyor, öldürüyor biz de sadece suni tenefüs yapmaya çalışıyor olsak da bu yardımları elimizden geldiğince sürdürmeliyiz diye düşünüyorum.

Uzun lafın kısası ben elimde şuan bir yetenek olarak astrolojiyi görüyorum. Doğum haritası (horoskop) ve artı aşk/ilişki uyumu (sinastri) analizleri yaparak bu yardım zincirine katılmayı düşünüyorum. Umarım girişimimde başarılı olurumda ufak da olsa bir katkım olur Filistin ve masum insanlar için.

turk-filistin-bayrak-destek-yardim

Doğum haritası için en az 50, sinastri analizi içinde en az 100 ytl bağış yaptığınız takdirde size bilgilerinizi gönderdiğiniz tarihten sonra 1 hafta içerisinde analizinizi göndereceğim.

Bağışlarınızı bankaya yapacak ve dekontlarızı; tarayıcı (scanner), fotoğraf makinesi ya da cep telefonu ile fotoğraflayarak mail adresime göndereceksiniz. Hepsi bu.  Yardım yapabileceğiniz kuruluşları aşağıda veriyorum:

Doğum haritası analizi veya aşk/ilişki uyumu (sinastri) analizi isteyenler gereken doğum bilgilerini dekont fotoğrafları ile birlikte bana mail atmalılar.

Not: Lütfen doğum bilgilerinizi eksiksiz gönderiniz. doğum tarihi gün ay yıl olarak, doğum saati net olarak -en fazla yarım saat oynamalı- ve doğum yerinizi il ve ilçe olarak yazmalısınız.

Konu hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz bu başlık altında soru sorabilirsiniz.

28 Yorum Yapılmış »

Filistin İçin Bir Cümle de Sen Kur (İsrail’e Lanet)

Kategori Çilekli Süt 
January 6th, 2009

filistinedestek-kahrolsunisrail-siyonistkopekler

Ey Filistin’li kardeşim!

Bakma bana öyle gözlerin yaşlı yaşlı.. “Hani şimdi nerdesin? Hani din kardeşleri birbirlerine her an yardım ederdi?” deme, n’olur deme! Burda sus pus, eli kolu bağlı oturmak nasıl canımı yakıyor biliyor musun? Olmuyor işte, gelmiyor elimden bir şey! Lanet okumak dışında bir şey yapamıyor bu aciz varlığım. Abdulhamid’in vatan sevgisi dolu merhametli yüreği olsaydı her başımıza geçenin yüreği, devletinin bütçesinin üç misli para teklif edildiği halde, ülkeni satın alıp seni ezmek isteyen yahudilere: “Ben bir karış dahi olsa toprak satmam. Zira bu vatan bana değil, milletime aittir. Milletim, bu devleti kanlarını dökerek kazanmış ve yine kanıyla mahsuldâr kılmıştır. Ecdâdımın kanıyla alınan yer, parayla satılamaz.“  diyebilseydi, yaşamayacaktın bunları. Seni ezen İsrail’li domuz pisliklerinin, ayakçıları olan masonlarla işbirliği ve o mangal yürekli sultanı al aşağı etmesiyle birlikte başlamıştı herşey.. İttihat ve Terakki’dir senin baş katillerinin adı.. Bunu böyle belle kardeşim..

Abdulhamid’i indirdiler tahttan.. O ülkesinin bir karışını bile satmayan, yahudilerin Filistin’e ne yapacağını önceden kestiren, geleceği tahmin eden yiğitler yiğidi, sultanlar sultanı padişahı.. Sonra yıllardır uğraştıkları hain emellerini gerçekleştirmeye başladılar.. Ve maalesef ki 1940′ta da o İsrail denen terörist başı, zulmden başka bir amacı olmayan ülkeyi kurdular. Ülkelerini kurmalarıyla Ortadoğu’yu pisletmeye, kirletmeye ve yok etmeye başlamaları da bir oldu!! Lanet olasıcalar, gittikleri her milletten zalimlikleri ve kana doymazlıkları nedeniyle kovulan o uslanmaz millet, bu seferde seni huzurundan etmek için kolları sıvamıştı!!

Yerleştiği her yerden kovulan tek topluluk Yahudilerdir. Babil’den, İngiltere’den (1292), Fransa’dan (1394), İspanya’dan (1492), Litvanya’dan (1495), Portekiz’den (1498), Almanya ve İtalya’dan (14 ve 16.yy.da) tarih boyunca toplu olarak kovuldular.

İspanya’da Yahudiler sermayenin çoğuna sahip olduklarından dolayı “devlet içinde devlet” haline gelmişlerdir. Bu maddi güç sayesinde ülkede sayıları az olmasına rağmen çoğu konuda söz sahibi oluyorlardı. Ayrıca, Yahudilerin uyguladığı kan içme, sulara zehir atma, veba salgını çıkarma, ensest ilişki, eş değiştirme, yabancı düşmanlığı (başka milletleri hayvan olarak görme) gibi sapık adetler, İspanyol halkı arasında büyük bir tedirginlik oluşturuyordu.

İspanya devletinin, bunların etkilerini kırmak için gittiği yasal düzenlemelere karşı “dönme”lik (isim ve dinlerini gizleme) takdiğini uygulayan Yahudilerin bu sahtekarlığının ortaya çıkmasıyla, İspanya Devleti tarafından topluca kovuldular.

Ne yazık ki, başka milletlerin başlarından söküp attığı bu keneleri, Osmanlı İmparatorluğu sokaktan alıp kendi bağrına yerleştirmiştir. Sonuçta, Osmanlı’nın sonunu getirip ortadan kalkmasına sebep olan bu KENELER olmuştur (ittihat ve terakki)

Şimdi seni vurmuşlar, şimdi seni yakmışlar, ahtapot, misket vs. tüm dünyaya yasak ama onlara mübah olan, ellerine geçen Amerikan üretimi yepyeni, son teknoloji bomba ve silahlarını arkanda kalan minik çocuklarına doğrultmuşlar. Biliyorum, görüyorum, senin cansız parçalanmış / yanmış bedenini gördükçe; annemi, babamı, kardeşimi, ablamı, minik yeğenlerimi, doğmamış bebeğimi, sevgilimi görüyorum.. Bir kez de buna ağlıyorum. Senin benim annemden, babamdan, kardeşimden, ablamdan, bebeğimden, canımın canından ne farkın varki sanki? Sen de bu canın bir parçasısın, çünkü; sen bir insansın, sen bir masumsun ve sen bir din kardeşimsin. Zulm bitecek. Belki tüm Filistin şehit olacak ama bu zulm bitecek, sen bizim yüreklerimizin kahramanı olarak kalacaksın!! Rabbimden her duamda dilerim ki sen şehit olurken dahi canın yanmasın. Rabbim Hz. İsa’nın ruhunu göğe çıkardığı gibi alsın ruhunu cennet köşklerine. Ve inşallah bu zulm bitecek. Bitecek kardeşim. Dua ediyorum ki en kısa zamanda, o silah öyle değil, böyle kullanılır diyecek birileri çıkacak! Allah hepimize şehit olma şerefini nasip etsin!!

Not: İsrail yahudileri inançlarına sıkı sıkıya bağlı. Peki bizler inancımıza ne kadar bağlıyız? Hem de onların kitabı; kötü kalpli haham bozmalarının elinden çıkmış, fazlasıyla tahrif edilmiş ve orjinali ile alakası olmayan sahte bir kitap. Bizim kitabımız (Kur’an-ı kerim) ise has rab kelamı. Şimdi tekrar soruyorum: biz ne kadar inancımıza bağlıyız ve O’nun uğruna mücadele ediyoruz?.. Yazıklar olsun bize ki; sahte bir kitapta yazılanlar uğruna dünyaya kafa tutan bir milletin hükümdarlığı altında eziliyoruz!! Onların dayattığı modernlik adı altındaki yozlaşmış hayat stilini, onların dayattığı dinsizliği, onların dayattığı Coca Cola’yı, onların dayattığı Mc Donalds’ı, onların dayattığı Nescafe’yi vs. vs. vs. kabulleniyoruz.. Yazıklar olsun biz müslümanlara.. Biz bu uyku dolu kafayla daha çoook eziliriz, çok..

Not2: Mimi Süleyman bey başlattı. Filistin’li masum halk için; duygularını ve dualarını yazmak isteyen tüm blog takipçilerime paslıyorum.

27 Yorum Yapılmış »

Alıştığımız Lezzet : Siyonist Uşağı Doğan Medya Grubunun Yalanları..

Kategori Çilekli Süt 
January 2nd, 2009

Sizin için Siyonist Uşağı Doğan Medya Grubu ile ilgili bir haber seçtim arkadaşlar. Doğan Medyası bu işi o kadar fazla yapıyorki daha önce de belirtmiştim rezilliklerini. Bu heriflerin yazdıklarına ve yayınladıklarına çok dikkat edin, zira bölünme, parçalanma ve yıkmaya dair bu ülkede ne varsa yılanın başı bunlardır. Uyanık olmalı, bize her “dayatılan” haber ve yorumu kabullenmemeliyiz. Biraz sorgulamalıyız yahu bu ne koyunluk, bu ne gaflet hali böyle?! Bazı bloglarda gördüm bu kabullenişleri de o yüzden diyorum hemen kabullenmeyin koyun gibi diye!! Ki bu Doğan medya kuruluşunun başındakilerin ne Türk’lüğü belli, ne müslümanlığı ne de Türk ve Türkiye severliği.

İşte o haber..

“Kurtlar Vadisi” dizisinin kahramanlarından Muro’nun meşhur repliği “nalet olsun içimdeki insan sevgisine” şeklinde. Doğan Medya Grubunun İsrail yanlısı yayınlarını görünce “lanet olsun içinizdeki Siyonizm sevgisine” demekten kendimizi alamıyoruz. İşte bize bu cümleyi söyleten gelişmeler;

dogan-medya-grubu-meymenetsiz-mason-aydin-dogan-siyonist-kopekler“Filistin’deki katliam” Doğan Medya Grubu gazete ve televizyonlarında farklı bir bakış açısıyla veriliyor. “Siyonist gözlük” takan ve soykırıma Tel-Aviv’den bakan bu kuruluşlar İsrail’i haklı çıkarmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Özellikle grubun “Amiral gemisi” Hürriyet ve “ağır abi” takılan Milliyet’e göre bu katliam “kahrolası” Hamas yüzünden gerçekleşmiş. Nitekim Hürriyet ilk büyük saldırıdan sonraki manşet haberinde kullandığı “İsrail savaş uçakları, iki günde 200 Katyuşa roketi atan HAMAS’ı dün yoğun hava saldırılarıyla yerle bir etti” ifadeleriyle, sanki İsrail’in HAMAS’ın saldırısı karşısında harekete geçtiği izlenimini vermeye çalıştı. *

İlk gün katliamı ufak bir haberle geçiştiren Milliyet’in manşeti ise izinsiz ağaç kesilmesini işleyen “Yasal katliam”dı. Öldürülen yüzlerce insanın ağaçlar kadar değeri yoktu. Bu kadarcık ayıpla yetinmeyen Milliyet dün de “tuhaf bir haber”le okuyucularının karşısına çıkma pişkinliğini gösterdi. Anlaşılan, Tokat Milletvekili Zeyid Aslan’ın, İsrail’in Gazze saldırısının “soykırım” olduğunu belirtmesi Milliyet’i rahatsız etmişti. Gazete, vekilin İsrail’i kınayan açıklamasını ” vekilden tuhaf bir çıkış” başlığıyla verdi. Haberin spotu ise ” milletvekili Zeyid Aslan, 380 Filistinlinin ölümüne neden olan İsrail saldırıları için tuhaf bir çıkışta bulundu. Aslan, İsrail’in saldırılarını ’soykırım’ olarak niteleyerek, ‘Dün insanlığın karşısında uğradıkları zulümlerden dolayı merhamet dilenenler, bugünün barbarları olmuşlardır’ dedi” şeklindeydi. Oysa asıl tuhaf olan bu vekilin “anlamlı ve yerinde” açıklaması değil Milliyet’in “garip” haberiydi.

Bilindiği gibi, “Kurtlar Vadisi” dizisinin kahramanlarından Muro’nun meşhur repliği “nalet olsun içimdeki insan sevgisine” şeklinde. Doğan Medya Grubunun İsrail yanlısı bu yayınlarını görünce herhalde Aydın Doğan ve çalışanları için ise: “Lanet olsun içinizdeki Siyonizm sevgisine ve Müslüman nefretine” demekten kendini alamıyordur.

15 Yorum Yapılmış »

Düşünmeye Davet(liyiz)

Kategori Çilekli Süt 
January 3rd, 2008

İlk Yorumu Sen Yap »