Yeni Yılınız Kutlu Olsun Müslüman Kardeşlerim :)

Bu gece Muharrem ayına giriş yapıyoruz yani HİCRİ YILBAŞI. Tüm “müslümanların” yeni yılını kutlarım bu anlamda. Hani ille de bir yılbaşı kutlaması yapacaksanız namazla, duayla, kuranla bu gece yapın kutlamanızı. Ben coştum, ailemi de coşturucam derseniz patlatın bi kekti pastaydı börekti tatlıydı 🙂 Patlatın fırınları.. Varsın bu gece karbonhidrata doysun bünyeler ^-^ Birde 2 Ekim günü oruç tutun mesela, tutabiliyorsanız 12’sine kadar tutun (muharremin ilk 10 gün tutulan orucu çok değerlidir) Gidip de hristiyanların kutladığı yeni yılı değil, müslümanların kutladığı yeni yılı kutlayın, çünkü bizim yeni yılımız bu gece başlıyor.. Mübarek olsun..

hicri yılbaşında neler yapılır?

Bu geceyi ihya etmeli ve saygı göstermelidir. Saygı göstermek, günah işlememekle olur. Zilhicce ayının son günü ve Muharrem ayının birinci günü oruç tutan, o yılın tamamında oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. Bir hadis-i şerifte, (Ramazandan sonra en faziletli oruç, Muharrem ayında tutulan oruçtur) buyuruldu.

Bir hadis-i şerif meali:
(Nafile oruç tutacaksan Muharrem ayında tut, çünkü o, Allahü teâlânın ayıdır. O ayda bir gün vardır ki, o günde Allahü teâlâ geçmiş kavimlerden birinin tevbesini kabul etti. Yine o gün tevbe edenlerin günahlarını da affeder.) [Tirmizi]

 

Hicri Yılbaşı Duası
Muharrem ayının ilk günü aşağıdaki duayı 3 defa okuyanın, gelecek Muharrem ayına kadar bütün belalardan emin olacağı, Aşûre Günü [Muharremin onuncu günü] 3 defa okuyanın ise, ölümden de emin olacağı; çünkü o sene öleceği takdir edilmiş olana, bu duayı okumak nasip olmayacağı bildirilmiştir.

 

Duanın okunuşu şöyledir (ancak tabiki arapçasından okumak daha makbuldür)

 

(Elhamdülillâhi Rabbil-âlemîn. Vassalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Allahümme entel-ebediyyü’l-kadîm, el-hayyül-kerîm, el-hannân, el-mennân. Ve hâzihî senetün cedîdetün. Es’elüke fîhe’l-ısmete mineşşeytânirracîm, vel avne alâ hâzihinnefsil-emmâreti bissûi vel-iştiğâle bimâ yukarribünî ileyke, yâ zel-celâli vel-ikrâm, birahmetike yâ erhamerrâhimîn. Ve sallallâhu ve selleme alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve ehl-i beytihî ecmaîn.)

hicri-yilbasi-duasi

Muharrem ayını burada uzun uzun yazmayacağım fazileti büyük aylardan biridir ve on gün orucu ile aşure günü aşura yapıp konu komşuya dağıtma adeti meşhurdur. Muharrem ayı faziletleri ve muharrem ayında yapılabilecek ibadetler hakkında islami kitaplardan daha fazla açıklama okuyabilirsiniz..

Yaa Bi Git..

tövbe edene hala günahkar gözüyle bakanlarİnsanlar zaaflarla yaratılmıştır. Allah’ü Teala kusursuz ve günahsız kullar isteseydi, insanları değil, melekleri dünyaya gönderirdi. Ama bu imtihan dünyası olmazdı o zaman. Demek ki; her beşer, bir şekilde şaşar. Şaşmayanlar zaten bellidir, bizim gibi sıradan olanlar bolca şaşabilir. Şaşsınlar diye söylemiyorum elbette ki, şaşmamak güzel olurdu. Ama günah işlemek o kadar kolay ki islah edilmemiş bir nefse sahip olunca. İşte bu noktada imdadımıza Allah’ın emir ve yasaklarını iyice öğrenip, hayatımıza uygulamaya çalışmaktan geçiyor. Tabii ki öncekilere derin bir pişmanlık duyarak, “yarabbi ben pişmanım bütün yapmış olduğum günalardan, keşke yapmasaydım, inşaAllah bir daha yapmayacağım” dedikten sonra. Yani içten ve gerçek bir tövbeden sonra. Tövbesiz başlanan yol, besmelesiz kesilen kurbana benzer bence. Birde önemli husus; eğer insan günahlarını hatırlayıp ağlamıyor, kalbi sıkışmıyor ve o hatırladığı an anında tekrar “Allah’ım beni affet” tarzı sözcükler dökülmüyorsa dilinden, tövbesinden pek de emin olmamalıdır bana göre. Zira kabul edilen bir tövbe için, samimi edilmiş bir tövbe ve gerçek anlamda bir pişmanlık gerekir..yoksa yaptığı naneleri hatırlayıp, hoşuna giden birinin, sanmıyorum ki tövbesi kabul edilmiş olsun..

Şimdi başlıkla bu anlattıklarımın ne alakası var değil mi? İşte ben bu düşünceler içerisinde olan biri iken, facebook ya da başka bir sosyal medya hesabımda insanlara yol gösterebilecek, belki kendim için de tekrar tekrar gözümün önünde durması/unutmamak adına paylaştığım “emri bil maruf nehyi anil münker içeren” dini sözleri “sanki kendisi çok dindar da/ çok ahlaklı da bunları paylaşıyor. Geçmişte sanki kendisi de yapmadı bunları..” kibriyle yüzüme vurmaya çalışanlar olduğu için bu başlığı uygun buldum bu yazıma.. Aslında paylaştıklarım kendilerini yani nefslerini rahatsız ediyor, çünkü kendilerinde var bu anlatmaya çalıştıklarım.. Bunu çok fazla belli ediyorlar farkında değiller. Kurtulmaya çalışacakları yerde, iyiliği emredip kötülükten alkoyan kişiye çamur atmakla kendilerini haklı çıkarıyorlar akıllarınca.. Aciz ve zavallı insan modeli.. Evet her insan zaten acizdir, ama bu tipler nefislerini öyle bir yüceltiyorlar ki; hata ve kusurlarını düzeltmek şöyle dursun, yaptıklarını birde öve öve bitiremiyorlar! Bu nedenle bana göre diğerlerine göre daha acizler çünkü bir insanın manevi gelişimi olmazsa, insan nefsi hayvanlaşır da hayvanlaşır, bu da git gide insanı insanlıktan çıkarır..

Birçok insan geçmişte sarhoş, zinakar, kırıcı, tesettürsüz, kibirli vs vs olduğu halde bir tövbesi ve Allah’a yönelişiyle hepsinden kurtulabiliyor iken, ve bu müjde Kuranı Kerimde, hadislerde geçiyor iken size ne oluyor da geçmiş günahlarını yüzüne vuruyorsunuz ve şimdiki maneviyatlı halini küçümsüyorsunuz? siz tövbe eden insanların kalbinin içini mi görüyorsunuz yoksa? böyle bir kabiliyetiniz mi var? bu kadar kötü bir kalple bunu becerebileceğinizi düşünmüyorum açıkçası!

Kısacası, yaa bi git!

tatsızım..

mutsuz bayrambayramı bayram gibi yaşayamadım, bunun o kadar çok sebebi var ki.. rabbime çok şükür sağlığım, evladımın ve sevdiklerimin sağlığı, evliliğim ya da maddi durumum filan değil beni tatsız kılan. ama öyle acılar çekiyor ki mazlum İslam coğrafyası ve masum bebekler, çocuklar. İnsan balla börekle de beslense, yediği önünde yemediği arkasında da olsa hep birkaç yanı buruk, hep bir yanı mutsuz kalıyor. bayramlar bayram gibi geçmiyor artık 🙁 kendime mi yanam, size mi yanam? oğluma mı yanam, kıza mı yanam? diye bir ilahi gelir aklıma hep böyle durumlarda.. ben günahıma, hatalarıma, kusurlarıma ve kırdığım kalplere, girdiğim kul haklarına mı üzüleyim, yoksa dünyadaki bu çileye mi? dünya hayatı benim gibiler için gerçekten çok zor, çok…. Rabbim’den kurtuluş ve zafer diliyorum, mümin kardeşlerime, dini, dili, ırkı vs. ne olursa olsun dünyada acı çeken bütün bebeklere, ağlayan tüm çocuklara.. tüm kalbim ve ruhumla.. Allah’ım sen himayene al, zalimlerin şerrinden kurtar onları ve zalimleri kahret, komik duruma düşür (amin)