Çocuk sevmeyeni çocuk diş hekimi yapmayın arkadaş!

İşini sevmeyen insanlar nasıl suratı asık ve mutsuz olur bilirsiniz. İşte küçücük bir çocuğun belki de tüm hayatını etkileyebilecek konumdaki bir kişinin işiyle alakalı en önemli varlık olan “çocukları” sevmemesi de bunun gibi değil midir? Bir çocuk diş hekimine elbette ki çocuklar götürülür ama bizim bugün karşımıza çıkan İnci Orhan isimli diş hekimi 5,5 yaşındaki bir çocuğu daha karşısında görür görmez yaptırmaz, ettirmez, uslu durmaz vs zırvalamaya başladı, üstelik kızımın ilk diş doktoru deneyimi olduğunu söyledim ki biraz nazik davransın çocuk ruhuna insin azıcık ama nafile. Gerçekten anlayışsız ve ters bir şekilde beni dışarı çıkarttı, evet gittiğimiz hastanede zaten ebeveynler kapı önüne çıkartılır ama kızımın bir fotoğrafını çekiyordum ilk diş deneyimi olacağından, o sırada karşısında sanki insan değil de hayvan varmışçasına dışarı çıkın artık demesin mi? Çocuk da beni terslediğini görünce hali tavrı değişti kızımı tanıyorum. 

Gitmeden önce öyle güzel motive etmiştim ki çocuk dişçi koltuğunda korkmasın ben kapı önünde beklerken diye.. doktorun bu kaba tavrından minicik bir çocuğun psikolojisi elbetteki çabucak etkilendi ve hepsi havaya uçtu tüm bu motivasyon çalışmasının.. rekor süre ! 10 dk.da yapıyorum diye 3 dolgu yaptı ama inşallah birkaç günde düşmez dolgular çünkü yalapşap yaptı birkaç dakikada ne yaptıysa üstelik çocuğa bağıra çağıra! Çocuğun karşısında ona tepkisini !!! göstermek için elindeki aleti aldığı yere fırlatışını görseydiniz neden bazı doktorların dayak yediğini anlardınız. Elbette ki şiddete karşıyım ancak içi modernize edilmiş özel hastane görünümüne kavuşmuş okmeydanı diş hastanesine böyle antipatik bir doktoru yakıştıramadım, üstelik pedodonti gibi sadece çocuk hastaların ziyaret ettiği bir bölümde!!

Çocukları ilgilendiren mesleklere (çocuk doktoru, çocuk diş hekimi, öğretmen, okul servis şoförü vs) eleman alınırken, hatta ünv. o bölümdeki eğitimine başlamadan önce mutlaka çocuk sevgisi ölçülmeli diyorum! Bu psikolojik olarak olabilir, uygulamalı olabilir vs bu kadarını yapabilir bence bu ülke!!

Yaa Bi Git..

tövbe edene hala günahkar gözüyle bakanlarİnsanlar zaaflarla yaratılmıştır. Allah’ü Teala kusursuz ve günahsız kullar isteseydi, insanları değil, melekleri dünyaya gönderirdi. Ama bu imtihan dünyası olmazdı o zaman. Demek ki; her beşer, bir şekilde şaşar. Şaşmayanlar zaten bellidir, bizim gibi sıradan olanlar bolca şaşabilir. Şaşsınlar diye söylemiyorum elbette ki, şaşmamak güzel olurdu. Ama günah işlemek o kadar kolay ki islah edilmemiş bir nefse sahip olunca. İşte bu noktada imdadımıza Allah’ın emir ve yasaklarını iyice öğrenip, hayatımıza uygulamaya çalışmaktan geçiyor. Tabii ki öncekilere derin bir pişmanlık duyarak, “yarabbi ben pişmanım bütün yapmış olduğum günalardan, keşke yapmasaydım, inşaAllah bir daha yapmayacağım” dedikten sonra. Yani içten ve gerçek bir tövbeden sonra. Tövbesiz başlanan yol, besmelesiz kesilen kurbana benzer bence. Birde önemli husus; eğer insan günahlarını hatırlayıp ağlamıyor, kalbi sıkışmıyor ve o hatırladığı an anında tekrar “Allah’ım beni affet” tarzı sözcükler dökülmüyorsa dilinden, tövbesinden pek de emin olmamalıdır bana göre. Zira kabul edilen bir tövbe için, samimi edilmiş bir tövbe ve gerçek anlamda bir pişmanlık gerekir..yoksa yaptığı naneleri hatırlayıp, hoşuna giden birinin, sanmıyorum ki tövbesi kabul edilmiş olsun..

Şimdi başlıkla bu anlattıklarımın ne alakası var değil mi? İşte ben bu düşünceler içerisinde olan biri iken, facebook ya da başka bir sosyal medya hesabımda insanlara yol gösterebilecek, belki kendim için de tekrar tekrar gözümün önünde durması/unutmamak adına paylaştığım “emri bil maruf nehyi anil münker içeren” dini sözleri “sanki kendisi çok dindar da/ çok ahlaklı da bunları paylaşıyor. Geçmişte sanki kendisi de yapmadı bunları..” kibriyle yüzüme vurmaya çalışanlar olduğu için bu başlığı uygun buldum bu yazıma.. Aslında paylaştıklarım kendilerini yani nefslerini rahatsız ediyor, çünkü kendilerinde var bu anlatmaya çalıştıklarım.. Bunu çok fazla belli ediyorlar farkında değiller. Kurtulmaya çalışacakları yerde, iyiliği emredip kötülükten alkoyan kişiye çamur atmakla kendilerini haklı çıkarıyorlar akıllarınca.. Aciz ve zavallı insan modeli.. Evet her insan zaten acizdir, ama bu tipler nefislerini öyle bir yüceltiyorlar ki; hata ve kusurlarını düzeltmek şöyle dursun, yaptıklarını birde öve öve bitiremiyorlar! Bu nedenle bana göre diğerlerine göre daha acizler çünkü bir insanın manevi gelişimi olmazsa, insan nefsi hayvanlaşır da hayvanlaşır, bu da git gide insanı insanlıktan çıkarır..

Birçok insan geçmişte sarhoş, zinakar, kırıcı, tesettürsüz, kibirli vs vs olduğu halde bir tövbesi ve Allah’a yönelişiyle hepsinden kurtulabiliyor iken, ve bu müjde Kuranı Kerimde, hadislerde geçiyor iken size ne oluyor da geçmiş günahlarını yüzüne vuruyorsunuz ve şimdiki maneviyatlı halini küçümsüyorsunuz? siz tövbe eden insanların kalbinin içini mi görüyorsunuz yoksa? böyle bir kabiliyetiniz mi var? bu kadar kötü bir kalple bunu becerebileceğinizi düşünmüyorum açıkçası!

Kısacası, yaa bi git!

Araba Alarmları Neden Susmaz?!

Arabaya Süs Olsun Diye Alarm Taktıran “Sağır ve Öküz” Yurdum Halkı, BU YAZI SİZE!

Geçenlerde gece yarısı, o gün de zar zor uykuya dalmışım (kızım zırt pırt uyanıp anne mamaaaa anne süüütt deyip duruyor, hala geceleri mama, süt içiyor..) lodos esiyor fırtına gümbürtü kopuyor dışarıda tabii ki.. Ben de bu seslerde uykuya dalmayı severim, hani yağmur şıpırtıları, gök gürültüsü, rüzgar sesi filan bana huzur verir -hatta alakası yok ama tık tık tık ses çıkaran minik masa saatleri de bana huzur verir geceleri uykuya dalmamı kolaylaştırır- dolayısıyla uykuya dalabilmek için rüzgar sesine vermişim kendimi..

Birden bir arabanın alarmı çalmaya başladı.. O da bizim evin içinde sanki, nasıl ötüyor alarm da acayip tiz sesli ambulans sireni gibi bir seste.. Tam kapının önündeydi tahminimce, bizim ev yere yakın bir katta olduğundan haliyle evin içindeymiş gibi ses geliyor dışarıda bir ses olunca.. Yok çalabilir, ben ona kızmıyorum sonuçta bir doğa olayı fırtına var, lodos var vs. Ama o kadar fazla çaldı ki, mahalle ayağa kalktı tahminimce herkes uyandı. En az bir saat çaldı alarm.. Yattığım yerden duyuyorum adamın biri araba sahibini filan arıyor “abi senin alarm çalıyor kapat şunu” filan.. Rezilliğe bak adam bütün mahalleyi uyandırdı kendi hala fosur fosur uyuyor ayı oğlu ayı! Ulan yalı kazığı madem süs olsun diye taktıracaksın şu zımbırtıyı ne diye kendi kapının önüne koymuyorsun arabayı? SİZ SİZ OLUN, ALARMINIZ ÖTÜNCE HEMEN GİDİN SUSTURUN YOKSA EMİN OLUN SİZ DE MİLLETTEN BÖYLE ZILGIT YERSİNİZ!

eşek olan eşektirAslında o anki sinirimle yazsaydım çok methiyeler düzerdim şimdi buraya sülalesi ile alakalı da, sinirim geçti.. Yalnız ne yalan söyleyeyim, kılık değiştirdikten sonra aşağı inip arabaya cam kapı dalasım gelmedi değil!! Sağlam bir baltam olsa olabilirdi aslında pekala!!