Akıllı Telefonsuz Hayat :/

Yıllardır akıllı telefon kullanan biri olarak iki gün önce canım telefonumu servise bırakmanın acizliğini yaşıyorum :p onun yerine nokia’nın eski bir modelini (şarjı uzun süre giden diyeyim siz anlayın ne kadar akılsız olduğunu) kullanıyorum eşimin yedek telefonu. iphone 6S’ciğim servise gidince internetteki tüm takiplerimi laptop’tan yapmak durumunda kaldım -ıyyy ne kadar ilkel :p- laptop vs iphone kapışması yapsak tabiki iphone tek roundda laptopu nakavt eder. düşünsenize gece yatağına uzanmışsın tek elinde laptop internette sörf yapıyorsun 😀 düşünmesi bile yorucu.

şimdi bu satırları okuyunca beni bağımlı filan sananlar olabilir, onlara alt yazı şeklinde kısa bir açıklama geçeyim. ben akıllı telefonumu elimden düşürmüyorum, çünkü; facebook’u dahi ticaret babında kullanıyorum. yani satış yapıyorum, takas gruplarında takılıyorum, astrolojik analiz siparişi alıyorum, tanıtım yazısı talebi için atılan e-mail’lerime bakıyorum vs. işe yarar şeylerle ilgileniyorum. yoksa instagram’dı, okey’di, candy crus’tu, messenger geyikleriydi.. oyun, sohbet vs ile zaman öldürmüyorum. ha, hep satış için mi giriyorum telefondan nete? tabiki hayır. haber sitelerini okuyorum, gündemi takip ediyorum. ailemin ve evimin bir eksiği olduğunda araştırma yapıyorum, hastane randevumuzu bile telefon uygulamasından alıyorum. vs vs vs yani boş işlerle uğraşmıyorum. tabii, bunları da dozunda yapmak lazım yani saatlerce de bunları yapınca evi “birşeylerin” götürme riski yüksek oluyor 😀 ya da çocuklar pasaklanıyor, yemek kalıyor vs herşeyi ayarında yapınca güzel bu dünyada. alt yazım bitti 🙂

Bu arada İstanbul’un göbeğinde oturduğumuzdan yoğunluk, kalabalık ve aşırı gürültüden şikayet ederim hep, ama kanyon troy’a 5 dk.da gidip telefonumu teslim edince merkezde yaşamanın bazen ayrıcalıklı olabildiğini de görmüş oldum. bu arada işlemi o kadar hızlı yaptılar ki, hiç beklemiyordum bu kadar hızlı bir teslim etme süreci. 5 dk.da telefonu test etti, sorunu buldu ve ürünü teslim aldı arkadaş. şimdi asıl zor olan bekleme sürecindeyiz. akıllı telefonsuz bakalım kaç gün daha geçireceğim 🙁 ahh ahh :p Allah başka tasa vermesin ne diyeyim.

İçi Bomboş Kapanma Hikayeleri

İçinde makyajlı fotolardan tutun, kocasıyla ya da sevgilisiyle sevgililer gününde yaptığı etkinliklere (!) kadar herşeyini blog’unda anlatan bazı arkadaşların içi boş kapanma hikayelerine değinmek istiyorum bugün.. içi boş çünkü kapanma nedenleri özetle özenti ya da kocasına/sevgilisine yaranmak=dünyevi menfaat.

İslami hiçbir endişesi olmayan bu arkadaşlar kapanıyor kapanmasına ama ne stilettolarından, ne dar pantolonlarından, ne makyajlarından, ne de mahrem hayatlarını başkalarına anlatmaktan vazgeçebiliyor. Hal böyle olunca kapanması kadar kapanma hikayesi de aklı selim kişilere göre anlamsız oluyor.

Kapanmak isteyen arkadaşlar siz siz olun, gerçekten Allah için kapanmak istiyorsanız böyle şahısları örnek alıp takip etmeyin. Mazallah siz de bu özentileri özenirsiniz filan. Nefis diye birşey de var yani. İnsan nefsi ve şeytan el birliği ile nerde haram var günah var insanı ona yönlendiriyor. Kötüyü sevdiriyor (hele de yaşam tarzı pekte islami değilse) kimse yoğurdum ekşi demez evet ama imanı zayıf kişi kapanırsa da pek bir fayda vermez, ne kendine ne de bir başkasına. Sadece fitne yaratır (özenti, menfaat vs artık hangi nedenle kapandıysa) yarım yamalak tesettürüyle ancak milleti kendine güldürür, o kadar..

keşke şu yeni türeyen abuk sabuk kapalılar hiç olmasa.. inanın midem bulanıyor onları gördüğümde.. keşke ya doğru dürüst kapansalar ya da hiç kapanmasalar.. hele daha sonradan açılanlarına hiç değinmiyorum.. Allah rızasına uygun yaşamak nasip etsin isteyen herkese..

şah inn paradise 2017

Attığım başlıktan da anlaşılacağı üzre bu sene de şah inn paradise tatil köyünde mini bir tatil yaptık (yapmaya çalıştık) biri bu ayın sonunda 1 yaşına girecek diğeri ağustosta 5 yaşında olacak iki afacan çocuk sahibi olunca tabi ne kadar tatil denebilir tahmin edersiniz 😀 biz mayıs ortası gibi gittik ama 3.gün yağmur filan yağdı 🙁 hava da serindi o gün. bu yıl mayıs ayı cidden serin geçti.. sanki haziran ayı çok sıcak 😀 dün gece sağnak yağmur vardı İstanbul’da.. şuanda da hava kapalı ve serin..

gelelim kısaca 2017 şah inn paradise otel yorumlarıma..

ben burayı seviyorum.. neden derseniz her ne kadar sahili öyle çokta aman aman güzel bir tatil köyü olmasa da, bayanlar plajının gerçekten çok iyi kapatılmış olması, bayanlar kompleksi, restauranttaki çeşitlilik ve restaurant dışında gün boyu yeme-içme alternatiflerindeki cömertlik, cıvıl cıvıl kuş sesleri, özenli çimleri ve palmiye ağaçları..

ancak şuna değinmek istiyorum.. şah inn paradise otelin sitesindeki galeri fotoğrafları sanırım ilk zamanlardan.. çünkü mesela şezlongların üstünde öyle sitesindeki resimlerde görüldüğü gibi tertemiz sarı sarı minderler yok.. rengi atmış, lekeli minderler var.. sonra o bahçelerdeki armut koltuklar bu sene yoktu.. yine bahçelerdeki kamelyaların içi son derece pisti.. pek iyi temizlik yapılmıyor belli ki o kamelyaların içine.. çünkü lekeli minderleri kum doluydu, yerdeki hasır matlar da zira baya tozlu ve kumluydu.. dıştan bakınca çok güzel ama içi fotoğraflardaki gibi bakımlı ve şık değil :/

giderken kara yolunu tercih ettik (eşim araç kiralama şirketi budget’ten otomobil kiraladı çok ucuza) ister havada olsun ister karada.. çocukla seyahat zor iş mirim 😀 biz çocuklar için tatile gittik zaten, yani niyetimiz oydu.. önce onlar dedik.. eğlensinler, güneş alsınlar, yüzme öğrensinlerdi derdimiz.. ama o doğayı, denizi ve o açık büfeyi görünce bencilleştik yani açıkçası 😀 giderken de dönerken de oradayken de şikayet edip durduk iki koca bebek.. bu yüzden tadını çıkaramadık verdiğimiz onca paraya rağmen..

Allah onları başımızdan eksik etmesin, benim canım yavrularım hayatımın en büyük anlamı. İnşallah azıcık büyüdüklerinde daha iyi bir tatil yaparız hep beraber..