Tesettür Markası Twill İpek Eşarp Satıcılarının Dikkatine!!

Bir tesettür giyim markasının facebook sayfasında gördüm bu yorumu ve benim de düşüncelerime tercüman olduğu için buraya eklemek istedim. özellikle hakiki ipek bile olmayan twill denen ipek cinsindeki eşarpların 200 liraları bulması ironik. üstelik bu eşarplardan her yeni sezonda “her beğendiğini” alanların olduğu düşünülürse işin ne kadar israf boyutuna taşındığı anlaşılabilir.. dünyada yardıma muhtaç hatta ekmek parasına bile ihtiyacı olan insanlar varken bunca israf “ben müslümanım” diyen biri için ne derecede doğru?

Neden eşarplarınız neredeyse çeyrek altın fiyatında, çok beğensem de, çalışsam da alamıyorum, daha doğrusu almıyorum açıkçası. Ayda bir kere alsam 130 tl.nin 100 tl.sini sadaka veririm dünyada onca muhtaç varken, değil mi? Madem islami bir firma resmi olarak beyanname ile %50 sini her ay Afrika’da vb pek çok yerde kuyu açma vs hizmetlere versin o zaman severek alabilirim. Ama lütfen bir Müslüman olarak rica ediyorum. Bu eşarplar eskisi gibi hakiki safi ipek de değil bir twill tutturuldu gidiyor (yani yarısı pamuk) her ne olursa olsun bu fiyatlar çok yüksek. Kaliteli olsa bile bir yıkamada ilk hali gibi kalmıyor sonuçta. Sürekli yeni sezon diye de bir havası var alanlarda ne yazık ki israf harama kapı açıyor. Buradan ve her yerde yetkililerinize duyurulur efendim!!!.

Zühre Kışlık Pardesü Modelleri ve Fiyatları

Zühre kışlık pardesü modelleri ve fiyatları ile ilgili bilgiler vermeye çalışacağım. zühre pardesü modelleri 2017 yılında olduğu gibi artık geri sayım yaptığımız 2018 yılı kış ayı için hazırladığı beş farklı koleksiyonla da yine tesettür modasında adından sıkça söz ettiriyor. zühre pardesü fiyatları hakkında tek tek bilgi veremeyeceğim çünkü aradım taradım ama bir türlü zühre pardesülerinin fiyatlarına ulaşamadım. facebook sayfasından beğendiğiniz pardesünün kodunu mesaj olarak atarsanız, arkadaşlar mutlaka size zühre kışlık pardesü fiyatları hakkında geri dönüş sağlıyorlar. bunu net bir biçimde söyleyebilirim..

kadın modası denilince kış mevsiminin olmazsa olmazları arasında yer alan ara boy şişme mont modelleri, kalçayı ve bacakları örtecek kadar uzun kaz tüyü montlar, uzun kaban modelleri, kalın pardösü ve kap modelleri ile panço ve pelerinler zühre giyim yeni sezon koleksiyonunda öne çıkan parçalar. sade şıklık sevenler ve sportif tesettürlü giyim kombinleri yapanlar için aura ve manifesto koleksiyonunu öneririm, şahsen ben bu koleksiyonda birçok parça beğendim.. eğer daha klasik ve elegant bir havanız olsun isterseniz zühre 2018 elegans koleksiyonuna mutlaka bir göz atmalısınız.. zühre 2018 kış koleksiyonundaki bir diğer modern seçenek de zühre metropol koleksiyonu modelleri olacak sizler için.. zühre 2017 sonbahar kış koleksiyonunun son ve bence en sanatsal tasarımları ise zühre etnik koleksiyonunda yer almakta.. daha ağır ve kültürel esintilerin yer aldığı desenlerle dolu şık bir koleksiyon.. kısacası zühre giyim yeni sezon sonbahar kış koleksiyonlarında hemen hemen her zevke göre bir seçenek bulmak mümkün gibi gözükmekte..

Zühre Kışlık Pardesü Modelleri “Hayatın İçinde Bir Adım Önde”

 

 

Şikayet artı şükür postu (tipik Türk annesi sendromları)

Bugünkü konumuz hayatımın aşkı iki küçük kızım. Hali hazırda evde bir iş yaparken yakamdan düşmeyen minişlerim yüzünden tipik Türk annesi sendromları yaşıyorum. Çocuklara sinir krizi geçirip terlik fırlatmakla, onları içime sokarcasına sarılarak sevmek gibi binlerce farklı duygu yüklü tipik Türk annelerindenim ben de. İnstagram ve facebook gibi tribünlere oynanan alanlardaki mükemmel anne sendromu yaşadığına inandığım birçok “mükemmel” anneye buradan seslenmek istiyorum ki: Ne yani? Siz hiç çocuklarınıza kızmıyor mu, onlara bağırmıyor musunuz? ya da onlara sürekli o bahsettiğiniz katı kuralları mı uyguluyorsunuz Avrupalı soğuk ve ruhsuz anneler gibi? Amerikalılar ne der bilirsiniz.. COME ON PLEASE!!!! gerçekten çocuğuna bağırmadan, kızmadan sevgiyle saygıyla belirli bir disiplin altında onu eğitebilen çelikten sinirlere sahip kişilere değil lafım. böyle güzel annelere/babalara hayranım. ancak her insanın fıtratı ayrıdır. Allah herkesi farklı yaratmış. kiminin önünde adam kessen kılı kıpırdamaz o derece soğuk kanlıdır. şimdi böyle insan bağırmayabilir, kızmayadabilir. ya da çoook hoşgörülü ve sevecen, sinirleri alınmış kuzu eti yumuşaklığında biridir.. ya da hiçbir derdi, tasası yoktur. dünya hayatının zorlu sınavlarında ona yardım eden birkaç “yardımcısı” vardır. hizmetçi gibi, gündelikçi gibi, aşçı gibi veya annesi, kocası gibi DEV destekçileri vardır onu kimseye ezdirmeyen, hakkını yedirtmeyen, maddi olarak beklentisi olmayan, saygılı davranan, sevdiğini gösteren ve onu gerçekten sevdiğini hissettiren.. Şimdi böyle insanı ben döverim zaten çocuğuna bağırırsa.. hey adamım senin problemin ne derim o kadına.. zira insanın kafası rahatsa, günlük işlerde yaptıkları küçümsenmez arada birde sevildiği hissettirilir ve ona yaptıkları için ara sıra da olsa teşekkür edilirse zaten o kadının derdi nedir ki yani başka? şımarıktır o kadın sadece.. hele ev işlerinde hizmetçisi olanlara, gündelikçi alanlara, çocuklarının evinin ve kendisinin her tür maddi ihtiyacını kocasından temin edenlere vs hiç değinmiyorum bile. onlar zaten bütün gün çocuğuyla oynamalı, çocuğunu eğitmeli. yani benim tüm gün vaktim boş olsa çocuklarımla daha çok oynar, daha çok etkinlik yaparım misal..

Çocukların hep peşimde olması bazen elbette ki hoşuma gidiyor ancak kızımın sırf yanımda olmak adına yaptığı WC’de zırt pırt kapıyı tıklatıp “anneeee anneeeeeeaaaaaa çişim geldi çııııkkkk” diye ağlaması ve benim: “kızım senin çişin de hep ben tuvalete girince mi geliyor” şeklindeki sert çıkışım, fıtık çıkartma kabiliyetine sahip yegane repliklerimiz arasında. Laptop’ımı açıp blog’uma bir iki satır yazmaya kalktığımda ise durum daha da dramatik bir görünüm almakta. Zira yine büyük kızım “annneeee bugün seninle yine etkinlik yapalım mııı” ya da “anneeee parka gidelim miiiii” diye aklında hiç olmayan ancak ben bir iş yapmaya koyulduğum için parlak fikirler zuhur eden bir beyine sahip.

Hep büyük kızdan bahsettim. Benim küçük kız da az değil. Eteğime yapışıp, göbeğimin üstüne oturup gün boyu anneyle yapışık ikizler gibi gezebilecek kadar yumoştur kendisi. Evde salonumuz üçlü bir koltuk artı koca bir su varili yardımı ile ikiye bölünmüş durumda. Evin sağ tarafı onların oyun alanı (nam-ı diğer yuvaları) diğer tarafıysa baba ve annenin yaşam alanı oldu bu bölünme sonrası. Çok önceleri bir oyun parkımız vardı (pilsan angel oyun parkı) ancak o çok küçük olduğu için çocuklar içinde rahatça oynayamıyordu tabi o tür oyun parkları bebekler için malum. Biz de böyle bir sınır çizdik salonda ve mutfakta, banyoda vs.de işim olduğunda bu çözüm cidden çok işe yarıyor. Babamızın aklı sağolsun. bu icadı için yılın icadı ödülü verilse yeridir son tahlilde. Tabi bu şekildeki bir ev dekorasyonu pek sarmadı bizi ancak ne yapalım canımız sağolsun, mühim olan hayatımızın kolaylaşması..

Kısacası; öyle de olsa böyle de olsa.. yavrularım varken ben gerçek benim.. onlarsız bir hayat çok tatsız olurdu..