BİR KAFADAN HER SES
Çilekli Süt ve Mr.Paradise'ın Çok Sesli Mekânı


Arama Bul

‘güzel ülkemden manzaralar’ Etiketli Tüm Yazılar Listeleniyor

Şemmamme Şemmamme Hobaaa :p

Kategori Çilekli Süt 
October 27th, 2009

Başlık konuyla alakasız o açıdan takılmayın derim blogumda ne kürt açılımı ne ermeni ne fransız açılımı yapmayı düşünüyorum maksat yeşillik olsun malum zati benim blogum her millete eşit mesafede duran bi blogdur öyle açılıma maçılıma ihtiyacı yoktur benim blogumun :P

Şemmamme şemmamme obaaaa :P Haha kımıl kımıl yawf bu şarkı mı desem türkü mü desem muahaha Kolbastıya on basar sanki, ıyy adını telaffuz etmek bile midemi ayaklandırdı iğrenç yaa :P Yok oynasınlar hoş filan yani ama geçen yaz kafamı çevirdiğim kulağımı oynattığım her yerde kolbastı kolbastı kolbastıııı nidalarını duymak sadece beni değil sabır küpünü bile çatlatabilirdi yani.. Bizim milletin bi huyu var bişeyi sanki daha önceden yokmuş gibi seneler sonra ısıtıp piyasaya sürer sonra da tapma derecesinde o şeye taparlar. Tıpkı kendi elleriyle put yapıp tapan putperestler gibi bi acayip millet :P

Aslında ben aşkımla geçirdiğim pazar gününden bahsedecektim ama konu iyice dağıldı. Bolu’ya İsmail’in yerine gittik pazar günü yine. Ben mini bi boğaz turu yapalım, azıcık deniz havası alalım demiştim ama aşkımı artık şehir içi geziler kesmiyor :D Sabah 11 gibi yola çıktı bize geldi ve beraber İso amcanın lokantasına gittik taaa Bolu’ya muahaha Gidene kadar zafiyet geçirdik fena acıktık hele o cıs cıs mangalda pişen kuzu etlerini düşündükçe oy oy oyy dedik ekmek teknesinin obur adamı gibi (adını unuttum şimdi idare edin) Gerçi çok aşırı kalabalıktı, oturduğumuz yerde kafa patlatan bir jeneratör sesi vardı ve aşkımın etlerini sonradan getirdiler, bu gidişimizde servise 10 üzerinden 2 verdik bu sefer ama olsun :P Yine de değdi. Dönüşte de SASA’ya uğrayıp sapanca karşısında demlendik -ben sütlü nescafe ile aşkımda demli çay ile :D Şimdi sırada İzmit, Bursa ve Ankara var. Kışın Ankara’ya gitmeyi düşünüyoruz şöyle iliğimiz kemiğimiz bi donsun diye muahaha Hele bi gidelim onu da yazarım merak etme sen ;)

İlk Yorumu Sen Yap »

Ramazanda Mutasyon Geçiren Canavarımsılar

Kategori Çilekli Süt 
August 24th, 2009

m.ö 600 mutasyon geçirmiş bir canavarımsıPazar günü aşkımla biraz gezi biraz ticaret amaçlı ayda bir iki kez gidip su doldurduğumuz çeşme başındaydık. Tabi bidonlarımız ve biz tam teşekküllü oradayız. Çeşmede 3 musluk var -haha havuz problemi sormicam dert etmeyin :P  önümüzde bir çift su dolduruyor. İki musluk birden dolu yani. Tabi diğer musluk da dolu orda da bir vatandaş paşa paşa suyunu dolduruyor. Ardından bir iki kişiye müsaade veriyorum benim sıram geldiği halde -baktım teyze yaşlı bide minicik bişey dedim beklemesin ramazan ramazan. Sonra sıra bize geldi biz başladık sularımızı doldurmaya. Annaaaaamm sen misin dolduran… Efendim neden iki kişi birden çeşmeden su alıyor muşuz? Neden iki çeşme musluğunu birden meşgul ediyor muşuz? Halbuki daha az önce bir çift iki çeşmeden birden su doldurup gitmişti. Üstelik iki çeşmeden birden doldurunca demek oluyor ki işimiz daha çabuk bitecek ve 2 musluğu da daha çabuk terk edeceğiz.. Ama bu mutasyon geçirmiş  ”ramazan canavarı” canlıya ettiğimiz mantıklı laflar yetmedi ki -muhtemelen anlattıklarımızın mantığını anlayacak kadar aklı yoktu- işi aşkımın burnunun dibine girerek bağırıp çağırma ve tükürüklerini etrafa saçarak O’nu tahrik etmeye kadar getirdi. Sonra canavarın o kadar tahriğine rağmen çok sabırlı olduğunu gözlemlediğim aşkım da adama diklendi haliyle. Ama kaba kuvvete başvurmadı normalde böyle bir durumda beklerdim kendisinden, ama yapmadı. O yapmadı ama karşı taraf “ramazan ramazan yapmayın lütfen” ricalarımı duymazdan gelip -gerçi muhtemelen duymadılar camış gibi bağrışıyorlardı :p başladı aşkıma saldırmaya, anaaamm dedim..

Ben şoktayım tabi.. Bir yandan bağırıyorum “yapmayın üleyynn”, “alın şu ayıyı inine kapatın”, “mahallenin ayısı mı lan bu”, “çeşmenin suyu mu bitecekti sanki gerizekalının yaptığına bak” filan tabi salakça emrivakiler ve laflar bunlar, o kadar ateşli birbirine giren bi çifte sökmeyecek tarzda :p P Biliyorum ama yapabileceğim birşey yok n’apim.. Ayırmaya çalışsam pestilim çıkacak, ortada.. Herşey bir anda oldu birde acayip garip bi ruh değişimi yaşadım, beyin hacamatı geçirdim o an. N’olduğunu ne bittiğini bile anlayamadım sanki kabusun ortasına düşmüşüm, dedim ya şoktayım.. Bu ruh halini 94 Ağustos’unda bileğim kesildiğinde de yaşamıştım, foşur foşur kanlar boşalırken bileğimden.. Sanki aynı gündü ruh hali olarak..

Sonra bi ara kendime gelir gibi oldum baktım malum canavarımızın suratı kaymak üzere, aşkımın da boynunda bir çizik kıpkırmızı olmuş boynu. Ayıran adamlar aşkımın sırtını sıvazlıyor “birader senin yanındaysak bir bildiğimiz var” filan.. Canavarımızın da suratına gelen geçen tokat atıyor şamaroğlanına döndü galiba mahalleli de pek sevmiyordu O’nu. Ya aslında açıkçası biraz acıdım, aşkım fena yumruk attı adama. Türk milleti böyle tartışmalı olaylarda tiyatro izler gibi izlemeyi seviyor, kalabalık yaratıyor ama işe yarayanları da böyle kavgaları ayırıyor filan.. Ayırdılar çok şükür de kanlı bıçaklı olmadan bitti bu akıl yaşı düşük kavga -o kadar saçma bir nedenden çıktı ki hala aklım almıyor-

“Aslında” dedim sonra aşkıma, aslında biz işin kolayına kaçtık.. Ramazandı, oruçtu azıcık dişimizi sıkıp nazik olup “kardeşim bir dk. sonra işimiz bitiyor zaten, bir değil iki çeşme birden size kalıcak” tadında yumuşatıcı ve kardeşçe bir şeyler söyleyebilseydik.. “Ama adamın yiyeceği bir yumruk nasibi varmış demek ki” dedi bebeğim :Pp

Belkide daha hayırlı oldu bu kavga ama Allah’tan başka kim bilebilir ki?

Mahalleli -ki orası ne bizim maaaale, ne de aşkımın maaalesi- O’na değil aşkıma sahiplendiğine, destek olduğuna göre ordan da birilerinin canını sıkıyodu belli ki.. O açıdan yediği yumruk umarım artık insanların canını sıkmaması açısından faydalı olur kendisine. Afiyet, bal ve şeker olsun.

İlk Yorumu Sen Yap »

Canım Türkiyem..

Kategori Çilekli Süt 
July 18th, 2009

Can Dündar’dan üstüne yorum yapmaya gerek bile duymadığım okkalı bi cümle..

İyi bir kalça sahibi olmanın, iyi bir kafa sahibi olmaktan daha fazla prim yaptığı bir ülkeden ne bekliyordunuz ki? Kafasını çalıştıranların kafasını koparırken, kalçasını çalıştıranları baş tacı eden bir toplumda nasıl çocuklara “Göğsünü değil, kütüphaneni büyüt” öğüdü verebiliriz ki?

Can Dündar

7 Yorum Yapılmış »

Müslümanlık Sadece 5 Vakit Namaz Kılmak Mıdır?

Kategori Çilekli Süt 
June 29th, 2009

cevre-kirliligiİşte arkadaşlar laf müslümanlıktan açıldığında mangalda kül bırakmayan Türk milletinin hali.. Müslümanlık Sadece 5 Vakit Namaz Kılmak Mıdır? Yüzde 99′unun müslüman olduğu iddia edilen bu ülkede, ne yazık ki güzelim ormanlar, yemyeşil mis gibi kokan doğa içinde bu pis görüntülere rastlamak artık hepimiz için normal görülen bir durum olmaya başladı yıllar önce. Yazıyı yazmak nerden aklıma geldi onu da söylim. Dün Sarıyer Bahçeköy Belgrad ormanları tarafındaydık, Bahçeköy mesire yerlerini filan da gezdik ayrıca. Ne yazık ki insanlar mesire yerlerini, ormanları çöp yığınları içinde boğmuşlardı..

Kimsenin müslümanlığını filan sorgulayacağım yok elbette. Kimin ne kadar müslümanlığı yaşadığını edebi, takvası ve güzel ahlakı gösterir.. Yoksa: “ben herkesten müslümanım” (!) demekle ne yazık ki tam müslüman olunmaz :D Konuyla ilgili değil ama, zaten böyle bir iddiada bulunmak ve böyle bir cümle sarf etmek kibir ve gururdur ki; kibirli ve aşırı gururlu insan zaten en iyi müslüman olamaz :) “Benim kalbim temiz”  ya da  ”ben 5 vakit namazımı kılar, ramazanda orucumu tutar zekatımı veririm” demekle de tam müslüman olunmaz.

Tam müslüman olmak; “farzların yanında“, hadislerde belirtilen, dikkat çekilen güzel ve ince davranışları da uygulayarak olur benim bildiğim.. Mesela dinimizin çevre ve doğa ile ilgili öğretileri vardır.. Bunlardan bir kaç örnek (hadis):

“Temizlik, îmanın yarısıdır”

“Ümmetimin iyi ve kötü bütün amelleri bana arz edilip gösterildi. İyi amelleri arasında, yoldan atılmış olan “eza”yı (taş, diken vs.)  gördüm. Kötü amelleri arasında ise yere gömülmemiş tükürük de vardı”

“Kıyâmet kopmaya başladığında, birinizin elinde bir ağaç fidanı bu­lunsa, kıyâmet kopmadan onu dikmeye gücü yeterse, hemen diksin”

“Bir Müslüman bir ağaç diker veya bir bitki ekerse, ondan kuş, insan veya hayvan yerse, bu onun için sadaka olur”

“Yıldız, bitki ve ağaç secde ederler Göğü Allah yükseltti ve mizanı (yani dengeyi) O koydu Sakın bu dengeyi bozmayın

“Sizden biriniz sakın su içine idrar yapmasın. Belki o sudan sonra abdest alması veya gusletmesi icap eder. Yine sizden biriniz cünup (cenabet) olduğu zaman, durgun suyun içine girerek yıkanmasın. O sudan bir kap ile alarak dışarıda yıkansın”

“Din, temizlik üzerine kurulmuştur”

Başta da dediğim gibi kimsenin müslümanlığını sorgulayacak halim yok.. Ancak “amaaann nasıl olsa çöpçüler gelir alır, at gitsin çöpü şuraya, işleri ne temizlerler” düşüncesi ile çevreyi kirleten (bu kirletme sadece çöp ile değil çok afedersiniz dışkı ya da tükürük! ile de olabiliyor çok çok daha yazık ki!!) müslümanlar (!) lütfen dönüp de bir müslümanlıklarına baksınlar, “imanın yarısı temizliktir” buyrulmuş, o halde sizin imanınızın yarısı gidiyor bu durumda??…

Hem müslüman olan hem de aklı olan elbet bambaşkadır..

15 Yorum Yapılmış »

Esra Erol’la Desti İzdivaç-İş Yok Değil, Kriz Bahane, İş Beğenmiyorlar!

Kategori Çilekli Süt 
February 26th, 2009

Dün çıkıp aşkımın işyerine gittim. Otobüsten bir kaç durak geride indimki biraz yürüyeyim. Uzun zamandır yürüyüş yapmamanın vermiş olduğu hamlıktan dolayı bu sabah kaskatı uyandığımı farkettim :p P Dünkü yürüyüşten kaynaklandığını anladım çünkü hakikaten kendimi eve kapattığımda neredeyse hiç dışarı çıkmıyorum. Aslında arada bir yürüyüşe çıkmak lazım eskiden yapardım ama şimdi yaşlılık işte :Pp Daha doğrusu iyice yabani oldum son yıllarda :p P Arkadaşlarım bile diyor kızım unuttun bizi gelmiyorsun gitmiyorsun buluşmuyorsun.. Şikayetler sürüyle.. Bu tutulmalardan sonra anladım ki arada çıkmam iyi olacak. Sosyalliğin orta hallisi ruhsal ve fiziksel sağlık için çok gerekli ve faydalı ben bunu iyice anladım.

Biraz uzanayım, uyuyayım da kaslarım ve tutulmuş yaşlı eklemlerim rahatlasın dedim. TV’yi açık buldum. Bi zararı olmaz diye kapatmadan esra-erolla-desti-izdivac-cilekli-sut-bir-kafadan-her-sesuzandım. Hay açık bırakmaz olaydım :p P Star’da Esra Erol’un sunduğu İzdivaç programını izler halde buldum kendimi bir kaç dk. sonra :D Tabi ne uyku kaldı ne uzanma hevesi ne istirahat havası.. Normalde dikkatimi bu kadar cezbetmezdi ama ordaki bir kadının konuşmasına kulak kabartınca konuşulacakların gerisini merak ettim :p P Meraklı melahatim işte n’apim :delü:

Akif ismindeki 60′lık beye, 40′lı yaşlarda Yıldız ismindeki bayan talip olmuş gelmiş, orda konuşuyordu. Kadın eşinden ayrılmış. Nedeni de kendinin çalışması ama eşinin çalışmamasıymış. Yıllarca kadın çalışmış eşi evde oturmuş. Emekli oldum tamam benim işim bitti demiş çekilmiş köşesine. Bi nevi nirvana olayı :D Ama kadın baya dişli bişeymiş ki ayrılmış kocasından. “Emekli olup da öyle köşeye çekilmek var mı?” demiş. “Kadın halimle ben çalışıyorsam sen de çalışacaksın oğullarımızın eğitimi için”.. Kadına hak verdim. Helal be yürrüüü diye tempo bile tuttum :D Haha..

Talip olunan Akif bey iş arıyormuş ancak bulamıyormuş. Böyle savundu kendini. Baya da tonton bi amcaydı. 3 hanım harcamış :D Zor biri olmalı. Zaten inat olduğu her halinden belli. Ama Yıldız hn. ondan da zor gibi geldi bana :D Baya hırslı çünkü. “Erkek oturmaz bir köşede bir limon bile olsa satar evine bir ekmek getirir ama yine çalışır” diyor. Ve kriz meselesinin keyfine düşkün kişiler tarafından bahane edildiğini öne sürüyor. Yani kişiler iş aradıktan sonra bir sürü iş varmış. Öyle diyor. İş beğenmiyormuş insanlar. Aslında bir miktar haklı sanırım.

Sonra Esra Erol alıyor mikrofon sırasını ve diyor ki; “Geçenlerde TV’de 30-35 yaşlarında gencecik bir adam devlet tarafından yapılan yardım için(avucunun yarısını göstererk)  ”bu kadarcık mı” diyor. E be adam genceciksin git çalış! İş mi yok, bence de iş beğenmiyor insanlar, kriz bahane”..

O’nun bu fikrine kısmen katılmakla beraber kriz konusunda artık ne düşüneceğimi şaşırdım. İşten çıkarılmamak için maaşı yarıya indirilen insanlar, topluca işten çıkarılanlar vs. Tüm bunlar varken demek ki bir yanda da iş beğenmeyen, “illaki benim kriterlerim olacak” diyen bir kesim var. Sanırım insanlar az maaşla çalışmak istemedikleri için de işsiz kalıyor. İki ucu “bıyıklı” değnek gibi bir şey ama bu da yawf :S sgr

15 Yorum Yapılmış »

Blog Action Day-Blog Hareket Günü-Yoksulluk

Kategori Çilekli Süt 
November 8th, 2008

Bugünlerde nedense içimden hiç gülmek, eğlenmek ya da keyifle okunabilecek yazılar yazmak filan gelmiyor. Bir birikim oluştu diye düşünüyorum gerçi çok büyük dertlerim sıkıntılarım yok ancak haber bültenlerini ya da internet sitelerindeki haberleri okuduğumda bir kaç saniye içinde dertsiz başıma dert edinmem işten bile değil. Bugünde aynı hatayı yaptım ve TV’de yine bir haber bülteni izledim. Ve dı nı nı nıııımmm! Keyifsizliğime keyifsizlik katmış bir ruh haliyle karşınızdayım.

Şimdi asıl konuya geleyim bu yazıyı yazma nedenim; sevgili Ayşe Çağlayan‘ın 15 Ekim Blog Hareket Günü (Blog Action Day) konusu olan: “Yoksulluk” yazısını mime dönüştürüp bana da mim pastasından bir dilim kesmesi. Herkesle aynı gün -15 Ekim- yazmadım. Bende kötü bir huy vardır herkesle aynı anda bir şeyi yaparsam kendimi koyun gibi hissediyorum. Fazla mı dik başlıyım nedir.

Yoksul sıfatı herkesin bildiği gibi; geçiminde sıkıntı çeken ve hayati ihtiyaçlarını (yani şu hani KDV fişlerinde  “temel” yazan gıdaları, malzemeleri) dahi alamayan kişilere verilen kadersel kavram. Kadersel diyorum çünkü; bir çok kişi için yoksul gelip, yoksul gitmek çok normal bu “evrende”. Öyleki artık “kaderleri” olmuş denebilir. Heleki yoksul bir bölge ise doğdukları ve yaşamaya mahkum oldukları topraklar.

Örneğin; Doğu Anadolu.

devamını okumak için tıktıkla »

11 Yorum Yapılmış »