kara cahil söylemler..

beni taşıyabilecek bir erkek istiyorum

geçenlerde kayınvalidemdeyiz, bizim TV’de olmayan bir kanaldaki diziye kulak misafiri oluyoruz eşimle birlikte. dizide bir beyden bahsediyorlar sanırım ordaki kız evlenecek mi evlenmiş mi o beyle ne işte, konuyu bilmiyorum diziyi seyretmediğim için. diyorlar ki; çocuk zengin mi, arabası var mı, evi var mı, yakışıklı mı vs. eğer roller değişse yani bir kız için sorulacak olsa sorular bu sefer de kara cahil tipler kız güzel mi, gözleri ne renk, vücut ölçüleri nedir, çalışıyor mu vs. diye sorardı.. birde yeni bi moda çıktı bu evlilik programlarında özellikle ağızlara sakız oldu, anlamını bilen bilmeyen konuşuyor “beni taşıyabilecek bir erkek/kadın istiyorum” lafı.. “benden aşağı olmasın ama benden daha varlıklı, daha karizmatik, daha güzel/yakışıklı vs. olabilir tabi..” diyor aklınca kendini fasulyeden sayan arkadaşımız, yüceler yücesi egosunu da açık ediyor haliyle.

insanlar parasına puluna, kaşına gözüne takmış gidiyor, kimse namuslu mu, inançlı mı merak etmiyor.. ilk merak edilen erkekte para, kızda güzellik.. ya din, iman? sonra gelsin boşanmalar gitsin aldatmalar.. neymiş efendim mantık evliliğiymiş (bunu paralı bi erkekle evlenen kızlar çok söyler ya da paralı bi kadınla evlenen erkekler..) evlenilecek kadın güzel veya evlenilecek erkek yakışıklı diye evlenenler de ilk görüşte aşık oldum masalını okur..

aklı ve islami şuuru olan insan para ve güzellikten önce evlenecekleri insan ne kadar imanlı, ne kadar Allah korkusu taşıyor, ne kadar İslam’a uygun ahlaka sahip önce buna dikkat eder ve bunlara önem verir.. herşeyden önce kendi iyiliği, kendi mutluluğu ve kendi geleceği için..

balhaftası, çiko ve biz

just married nikah sonrası balayı tatili düşüncemizi kışa kar topu oynayabileceğimiz bir mekana erteledikten kısa bir süre sonra, az da olsa balayı tadını yaşamak ve nikah öncesi birkaç ayın gerginliğinden uzaklaşmak için şarköydeki yazlığa doğru şöyle bir uzanalım dedik.

balhaftası

evlendikten sonra bir kuş alma düşüncemiz vardı, aslında cennet papağanı veya şeftali yanaklı sarı papağanlardan (sultan papağanı) alıcaktık ama onların “görüntü var ses yok” cinsinden güzel ama “kafes süsü” kuşlardan olduğunu düşündüğüm için muhabbet kuşuna ikna ettim sevgili eşimi. muhabbet kuşunun yeri ayrı apayrı bence..

çiko

çiko.. yavru kuşumuzun bize alışması hiç zor olmadı, çünkü o daha 1.5 aylık bir bebek 🙂 değişik isimler düşündüm önce bıdık dedim sonra aşkım ona kullandığım isimlerden biri olan piko ismi olsun dedi filan arada kalem pil, cadı, pamuk kafa, biber dolması, lokum gibi absürdyen isimler de kullanıyoruz niohoho ama ismi çiko oldu son karar olarak..

evimizde işler hala bitmedi ::( .. mutfak eşyamız öyle çok ki dolaplar yetmedi ekstra dolap yaptırılacak, kombiyle alakalı işler var, banyodaki ayna ve dolap eksik, hole dolap yaptırılacak,  balkon kapatılacak vs. stüdyoda ve nikah salonunda çektirdiğimiz fotoğraflar aa evet onlar da yarım kaldı :w ancak haftaya elimizde olacak..

işte böyle nikah sonrası hafta böyle geçti dün evlilik haftadönümümüzdü oha zaman ne çabuk geçiyor di mi :p nikah günü yaşadığım aksilikler, yeni evlenecek gelinlere önerilerim, gelinliğim, gelin makyajım, nikah günü ve stüdyodan fotoğraflar, nikah aksesuarları vs. ile ilgili detaylar bir sonraki yazılarımda olacak..