boru değil, 20 haftalık hamileyim :p

çok şükür Allah’ın izniyle gebelik yolunun yarısına gelmiş bulunuyorum bu hafta itibariyle. bugün 19+3 oldu parmak bebeğim. şimdi gelişmelere geçeyim.

  1. 20 haftalık hamileyimartık sabah bulantılarım yok, iştahım eskisinden daha iyi. ayrıca et yemek, akşam yemedikten sonra soğanlı sarımsaklı yemekler filan hiç ızdırap vermiyor son iki aydır, çok şükür. şu ana kadar 3,5-4 kilo almışım.
  2. çok keskin kokulu parfümler hariç parfüm kokusu artık midemi bulandırmıyor
  3. sigara kokusuna belirli bir yere kadar tahammül edebiliyorum (ama pasif içicilikten uzak duruyorum tabiki..)
  4. 2012 moda renkleri önceki kadar midemi bulandırmıyor :p
  5. bebeğim artık hissedilir bir biçimde kıpırdıyor (16 haftalıkken hissettim ilk tepinişlerini ama hareketleri artık daha hissedilir durumda)
  6. çatlaklar için avon, dove, organik tatlı badem yağı kullanımım bugün sona erdi. lierac phytolastil jel çatlak kremimi kullanmaya başladım
  7. içimde garip bir his var, şişlideki doktor 16.haftada “kız gibi” demişti ama sanki erkek gibi geliyor bana. bana da bir kız gibi geliyor bir erkek gibi :p ama son haftalarda erkek gibi geliyor. bakalım bu hafta bir doktor muayenem var o zaman çıkar kokusu. (gerçi cinsiyet belirleme her zaman doğru sonucu vermeyebiliyor ama umarım benimki doğru sonucu verir çünkü ona göre bebek kıyafetleri alıcaz ve bebek odasını erkek veya kız renklerine uygun dekore edicez kısmetse)
  8. hamile pilatesi yapma hayalim tamamen suya düştü, çünkü tembellik diz boyu niohoho zaten hamile pilatesini yalnız yapmak doğru değilmiş (basit egzersizler haricinde) buda benim için yeterli bir BAHANE :p
  9. hala bir özel hastane ayarlamadım, bazı tanıdıklarım özel hastanede doğum, hamilelik muayeneleri vs. tamamen bedava filan diyor, ama; 170’i aradığımda özel hastanelerde sadece %20 ile %40 arası indirim yapılıyor sigortalı ve bağkurlulara diyor devletimizin memurları. kafam karışık :S
  10. bloglarımda yapmak istediğim çok fazla değişiklik var ama evim evim güzel evimde de yapmam gereken işler var. hangisini daha önce yapacağımı şaşırdım :w işin kötü yanı hava böyle karanlıkken içimden hiç iş yapmak gelmiyor.. güneş resmini bu yüzden ekledim, ortama birazcık aydınlık ve neşe katsın diye :p
  11. doktorumun iki hafta önceki muayenemde verdiği multivitamin hapı sonrası kramplarımdan eser kalmadı. zaten o şiddetli kramp sadece bir gece geldi neyseki. prospektüsünü okuduğumda gördüm ki; içeriği tam hamilelerin ihtiyaçlarına göre bir multivitamin. demir hapına ihtiyaç duymuyorum çünkü bu haftalar zaten almam gereken demir miktarı 30 mg. ama bu multivitamin hapı; demir, magnezyum, fosfat, kalsiyum gibi mineral ihtiyacımın şuan tümünü karşılıyor. vitaminleri de keza öyle. demir hapı içip midemi delmekten de kurtuldum bu sayede tek hapla kotardım şimdilik çok şükür.
  12. artık kıyafetlerim hiç olmuyor. pantolon giymek naaaaamümkün. robadan elbiseler, maksi elbiseler, 1 beden büyük kadife pantolonum ve yüksek bel elastik süet eteklerim sağolsun, onlar da olmasa piti kareli, jile tipi filan hamile kıyafeti almak zorunda kalacaktım :p gerçi birkaç ay sonra hamile elbiselerinden de mecbur alıcaz gibi görünüyor. hamile iç giyim almaya başladım ama. annem de sağolsun lohusa gecelik takımları, hastane için sabahlık pijama takımı filan almış. havalar ısınsa giyecek elbisem çok aslında, ama.. yazı özledim!!
  13. hamileliğin ilk aylarındaki kadar yorulmuyorum artık. şu sıra enerjim iyi. artık 5 aylık olduk malum. rahat rahat ev işi yapıp yapabileceğim 1-1.5 ay kaldı. bu yüzden evdeki biriken işlerimi iyice şiş göbek olup enerjim yine düşmeden yapmak niyetindeyim.
  14. kendime laptop masası aldım. malum laptop çilekliyim ya artık. berjerde önümde bir sehpa ile laptop kullanmak omuzlarıma ve sırtıma müthiş ağrılar bırakıyordu çünkü. umarım bu laptop sehpası sayesinde bu ağrılardan kurtulurum.

evlilik sonrası çileklinin evrimi :p

birkaç gündür koşturmaca içindeyim misafirler gelip gidiyor. evlenmeden önce; misafir geleceğinde nerdeyse bütün işi annem yapardı niohoho ben odamı temizler toplar ve yemek/çay servisi dışında pekte bir şeye karışmazdım. hani çoook sevdiğim biri gelecekse temizliğe ve yemek yapmaya filan da yardım ettiğim görülmüştür, ama misafir konusuyla çokta haşır neşir değildim eskiden. şimdi tabi işler değişti muahaha temizliği de, yemeği/pastası da, bulaşığı da bana kaldı. hal böyle olunca da misafir öncesi ve sonrası dengem bozuluyor, kendimi toparlamam için misafirler gittikten sonra sakin/sessiz bir ortamda önce ılık bir duş almam, sonra da sıkı bir uyku gerekiyor. yalnız evlilik sonrası ilk misafirlerden bu yana oldukça yol katettiğimi anladım bu son misafirlerim için hazırlık yaparken ve misafirleri ağırlarken. çünkü; o sabah yataktan kalkar kalkmaz başlayıp, diğer sabaha kadar süren gıcık migren ağrım tutmadı ve aşırı stress yaşamadım önceki misafirlerimde olduğu gibi. sanırım evlilik sonrası misafir ağırlama olayına alışıyorum artık   ponpon

evlilik sonrası çileklinin evrimihele dün kadınlar matinesine döndü evim görmeliydiniz muahaha kayınvalidemin ve görümcemin mahalledeki grubuyla çay partisi yaptık  :p  çay saati menümde neler vardı bir bakalım: ıslak kek (kara kız keki), tuzlu un kurabiyesi, peynirli börek, sosisli ve rus salatalı makarna salatası yaptım çay saati için. kayınvalidem de bir tencere dolusu Giresun yöresine özgü yöresel bir yemek olan kara lahanalı diple yapıp getirmiş. aslınca cheese kek veya irmik tatlısı da yapacaktım ama gelenlerin çoğu obez ve şeker/tansiyon hastası olduğu için ıslak kek dışında başka bir tatlı yapmamaya karar verdim. iyi de oldu, menü gayet doyurucuydu. kekim süper kabardı ve tadı da nefisti. peynirli böreğim bol sütlü ve lezzetli ama en çokta makarna salatam dehşet ötesi nefisti hehey gelen misafirlerimin çay menüsünü çok beğenmesi, sürekli dile getirmeleri ve “yok mu bir tabak daha” dercesine masadaki açık büfeye koşmaları kendimi biraz daha sevmemi sağladı ve kendimi artık küçümsememem gerektiğini gösterdi bana  :p

özlenenler..

özlenenlerama annem geldi ki bize bugün 🙂 hem de Nuriş ablamla birlikte. fazla kalamadılar ancak birkaç saatte olsa hasret giderdik. mantı partimizde doyasıya mantı yedim :p ablam yine çatalla yemek yedi ve ben yine: “hem kilo almak istiyorsun hem de yemeğini çatalla fare gibi kemiriyorsun” dedim. çiko annemle çabuk kaynaştı ve kuralı bozmayıp her gelen misafire yaptığı gibi onun da elini “ısırdı”.

onları çok özlemişim. ama en çokta, evde kardeşim, annem, ablam ve ben pazar sabahları kahvaltı yaparken yaptığımız muhabbeti özlüyorum..