
Ey Filistin’li kardeşim!
Bakma bana öyle gözlerin yaşlı yaşlı.. “Hani şimdi nerdesin? Hani din kardeşleri birbirlerine her an yardım ederdi?” deme, n’olur deme! Burda sus pus, eli kolu bağlı oturmak nasıl canımı yakıyor biliyor musun? Olmuyor işte, gelmiyor elimden bir şey! Lanet okumak dışında bir şey yapamıyor bu aciz varlığım. Abdulhamid’in vatan sevgisi dolu merhametli yüreği olsaydı her başımıza geçenin yüreği, devletinin bütçesinin üç misli para teklif edildiği halde, ülkeni satın alıp seni ezmek isteyen yahudilere: “Ben bir karış dahi olsa toprak satmam. Zira bu vatan bana değil, milletime aittir. Milletim, bu devleti kanlarını dökerek kazanmış ve yine kanıyla mahsuldâr kılmıştır. Ecdâdımın kanıyla alınan yer, parayla satılamaz.“ diyebilseydi, yaşamayacaktın bunları. Seni ezen İsrail’li domuz pisliklerinin, ayakçıları olan masonlarla işbirliği ve o mangal yürekli sultanı al aşağı etmesiyle birlikte başlamıştı herşey.. İttihat ve Terakki’dir senin baş katillerinin adı.. Bunu böyle belle kardeşim..
Abdulhamid’i indirdiler tahttan.. O ülkesinin bir karışını bile satmayan, yahudilerin Filistin’e ne yapacağını önceden kestiren, geleceği tahmin eden yiğitler yiğidi, sultanlar sultanı padişahı.. Sonra yıllardır uğraştıkları hain emellerini gerçekleştirmeye başladılar.. Ve maalesef ki 1940′ta da o İsrail denen terörist başı, zulmden başka bir amacı olmayan ülkeyi kurdular. Ülkelerini kurmalarıyla Ortadoğu’yu pisletmeye, kirletmeye ve yok etmeye başlamaları da bir oldu!! Lanet olasıcalar, gittikleri her milletten zalimlikleri ve kana doymazlıkları nedeniyle kovulan o uslanmaz millet, bu seferde seni huzurundan etmek için kolları sıvamıştı!!
Yerleştiği her yerden kovulan tek topluluk Yahudilerdir. Babil’den, İngiltere’den (1292), Fransa’dan (1394), İspanya’dan (1492), Litvanya’dan (1495), Portekiz’den (1498), Almanya ve İtalya’dan (14 ve 16.yy.da) tarih boyunca toplu olarak kovuldular.
İspanya’da Yahudiler sermayenin çoğuna sahip olduklarından dolayı “devlet içinde devlet” haline gelmişlerdir. Bu maddi güç sayesinde ülkede sayıları az olmasına rağmen çoğu konuda söz sahibi oluyorlardı. Ayrıca, Yahudilerin uyguladığı kan içme, sulara zehir atma, veba salgını çıkarma, ensest ilişki, eş değiştirme, yabancı düşmanlığı (başka milletleri hayvan olarak görme) gibi sapık adetler, İspanyol halkı arasında büyük bir tedirginlik oluşturuyordu.
İspanya devletinin, bunların etkilerini kırmak için gittiği yasal düzenlemelere karşı “dönme”lik (isim ve dinlerini gizleme) takdiğini uygulayan Yahudilerin bu sahtekarlığının ortaya çıkmasıyla, İspanya Devleti tarafından topluca kovuldular.
Ne yazık ki, başka milletlerin başlarından söküp attığı bu keneleri, Osmanlı İmparatorluğu sokaktan alıp kendi bağrına yerleştirmiştir. Sonuçta, Osmanlı’nın sonunu getirip ortadan kalkmasına sebep olan bu KENELER olmuştur (ittihat ve terakki)
Şimdi seni vurmuşlar, şimdi seni yakmışlar, ahtapot, misket vs. tüm dünyaya yasak ama onlara mübah olan, ellerine geçen Amerikan üretimi yepyeni, son teknoloji bomba ve silahlarını arkanda kalan minik çocuklarına doğrultmuşlar. Biliyorum, görüyorum, senin cansız parçalanmış / yanmış bedenini gördükçe; annemi, babamı, kardeşimi, ablamı, minik yeğenlerimi, doğmamış bebeğimi, sevgilimi görüyorum.. Bir kez de buna ağlıyorum. Senin benim annemden, babamdan, kardeşimden, ablamdan, bebeğimden, canımın canından ne farkın varki sanki? Sen de bu canın bir parçasısın, çünkü; sen bir insansın, sen bir masumsun ve sen bir din kardeşimsin. Zulm bitecek. Belki tüm Filistin şehit olacak ama bu zulm bitecek, sen bizim yüreklerimizin kahramanı olarak kalacaksın!! Rabbimden her duamda dilerim ki sen şehit olurken dahi canın yanmasın. Rabbim Hz. İsa’nın ruhunu göğe çıkardığı gibi alsın ruhunu cennet köşklerine. Ve inşallah bu zulm bitecek. Bitecek kardeşim. Dua ediyorum ki en kısa zamanda, o silah öyle değil, böyle kullanılır diyecek birileri çıkacak! Allah hepimize şehit olma şerefini nasip etsin!!
Not: İsrail yahudileri inançlarına sıkı sıkıya bağlı. Peki bizler inancımıza ne kadar bağlıyız? Hem de onların kitabı; kötü kalpli haham bozmalarının elinden çıkmış, fazlasıyla tahrif edilmiş ve orjinali ile alakası olmayan sahte bir kitap. Bizim kitabımız (Kur’an-ı kerim) ise has rab kelamı. Şimdi tekrar soruyorum: biz ne kadar inancımıza bağlıyız ve O’nun uğruna mücadele ediyoruz?.. Yazıklar olsun bize ki; sahte bir kitapta yazılanlar uğruna dünyaya kafa tutan bir milletin hükümdarlığı altında eziliyoruz!! Onların dayattığı modernlik adı altındaki yozlaşmış hayat stilini, onların dayattığı dinsizliği, onların dayattığı Coca Cola’yı, onların dayattığı Mc Donalds’ı, onların dayattığı Nescafe’yi vs. vs. vs. kabulleniyoruz.. Yazıklar olsun biz müslümanlara.. Biz bu uyku dolu kafayla daha çoook eziliriz, çok..
Not2: Mimi Süleyman bey başlattı. Filistin’li masum halk için; duygularını ve dualarını yazmak isteyen tüm blog takipçilerime paslıyorum.
Etiketler: cennet mekan sultan abdulhamidhan, coca cola, dua, filistin için bir cümle de sen kur, filistinli din kardeşim, insanlar, israilin şiddet ve soykırım politikası, ittihat ve terakki nedir, mc donalds, mim, nescafe, osmanlı devleti, siyonist yahudiler, tarihçemiz, uyan ey gözlerim gafletten uyan, yüksek ahlâk
Çünkü evler ahşap olduğundan yağmurdan etkilenmesin diye dışlarına çadır gibi bişey geçirmişler. O çadırlar çıktığında bir kez daha sırf bu klubemsi sevimli lokantaları fotoğraflamak için gidicem 











































kısa, öz ve kesinlikle can alıcı
ohh rahatladım valla :PpP
Bizim bu bölgede çok felaket bi yağmur vardı. Gök gürültülü filan
Bayılıyorum gök gürültülü sağnak yağmura.. (ama evden izleyince
) 





























Ailece izliyoruz kendisini efenim -ben pek TV izlemiyorum ama yapacak işim yoksa ve o program açılmışsa seve seve güle güle izlerim kendisini- aynen TV’deki gibi çok şeker ve sevimli bi tip

































































