çilekli süt 6 Jan 2009

filistinedestek-kahrolsunisrail-siyonistkopekler

Ey Filistin’li kardeşim!

Bakma bana öyle gözlerin yaşlı yaşlı.. “Hani şimdi nerdesin? Hani din kardeşleri birbirlerine her an yardım ederdi?” deme, n’olur deme! Burda sus pus, eli kolu bağlı oturmak nasıl canımı yakıyor biliyor musun? Olmuyor işte, gelmiyor elimden bir şey! Lanet okumak dışında bir şey yapamıyor bu aciz varlığım. Abdulhamid’in vatan sevgisi dolu merhametli yüreği olsaydı her başımıza geçenin yüreği, devletinin bütçesinin üç misli para teklif edildiği halde, ülkeni satın alıp seni ezmek isteyen yahudilere: “Ben bir karış dahi olsa toprak satmam. Zira bu vatan bana değil, milletime aittir. Milletim, bu devleti kanlarını dökerek kazanmış ve yine kanıyla mahsuldâr kılmıştır. Ecdâdımın kanıyla alınan yer, parayla satılamaz.“  diyebilseydi, yaşamayacaktın bunları. Seni ezen İsrail’li domuz pisliklerinin, ayakçıları olan masonlarla işbirliği ve o mangal yürekli sultanı al aşağı etmesiyle birlikte başlamıştı herşey.. İttihat ve Terakki’dir senin baş katillerinin adı.. Bunu böyle belle kardeşim..

Abdulhamid’i indirdiler tahttan.. O ülkesinin bir karışını bile satmayan, yahudilerin Filistin’e ne yapacağını önceden kestiren, geleceği tahmin eden yiğitler yiğidi, sultanlar sultanı padişahı.. Sonra yıllardır uğraştıkları hain emellerini gerçekleştirmeye başladılar.. Ve maalesef ki 1940′ta da o İsrail denen terörist başı, zulmden başka bir amacı olmayan ülkeyi kurdular. Ülkelerini kurmalarıyla Ortadoğu’yu pisletmeye, kirletmeye ve yok etmeye başlamaları da bir oldu!! Lanet olasıcalar, gittikleri her milletten zalimlikleri ve kana doymazlıkları nedeniyle kovulan o uslanmaz millet, bu seferde seni huzurundan etmek için kolları sıvamıştı!!

Yerleştiği her yerden kovulan tek topluluk Yahudilerdir. Babil’den, İngiltere’den (1292), Fransa’dan (1394), İspanya’dan (1492), Litvanya’dan (1495), Portekiz’den (1498), Almanya ve İtalya’dan (14 ve 16.yy.da) tarih boyunca toplu olarak kovuldular.

İspanya’da Yahudiler sermayenin çoğuna sahip olduklarından dolayı “devlet içinde devlet” haline gelmişlerdir. Bu maddi güç sayesinde ülkede sayıları az olmasına rağmen çoğu konuda söz sahibi oluyorlardı. Ayrıca, Yahudilerin uyguladığı kan içme, sulara zehir atma, veba salgını çıkarma, ensest ilişki, eş değiştirme, yabancı düşmanlığı (başka milletleri hayvan olarak görme) gibi sapık adetler, İspanyol halkı arasında büyük bir tedirginlik oluşturuyordu.

İspanya devletinin, bunların etkilerini kırmak için gittiği yasal düzenlemelere karşı “dönme”lik (isim ve dinlerini gizleme) takdiğini uygulayan Yahudilerin bu sahtekarlığının ortaya çıkmasıyla, İspanya Devleti tarafından topluca kovuldular.

Ne yazık ki, başka milletlerin başlarından söküp attığı bu keneleri, Osmanlı İmparatorluğu sokaktan alıp kendi bağrına yerleştirmiştir. Sonuçta, Osmanlı’nın sonunu getirip ortadan kalkmasına sebep olan bu KENELER olmuştur (ittihat ve terakki)

Şimdi seni vurmuşlar, şimdi seni yakmışlar, ahtapot, misket vs. tüm dünyaya yasak ama onlara mübah olan, ellerine geçen Amerikan üretimi yepyeni, son teknoloji bomba ve silahlarını arkanda kalan minik çocuklarına doğrultmuşlar. Biliyorum, görüyorum, senin cansız parçalanmış / yanmış bedenini gördükçe; annemi, babamı, kardeşimi, ablamı, minik yeğenlerimi, doğmamış bebeğimi, sevgilimi görüyorum.. Bir kez de buna ağlıyorum. Senin benim annemden, babamdan, kardeşimden, ablamdan, bebeğimden, canımın canından ne farkın varki sanki? Sen de bu canın bir parçasısın, çünkü; sen bir insansın, sen bir masumsun ve sen bir din kardeşimsin. Zulm bitecek. Belki tüm Filistin şehit olacak ama bu zulm bitecek, sen bizim yüreklerimizin kahramanı olarak kalacaksın!! Rabbimden her duamda dilerim ki sen şehit olurken dahi canın yanmasın. Rabbim Hz. İsa’nın ruhunu göğe çıkardığı gibi alsın ruhunu cennet köşklerine. Ve inşallah bu zulm bitecek. Bitecek kardeşim. Dua ediyorum ki en kısa zamanda, o silah öyle değil, böyle kullanılır diyecek birileri çıkacak! Allah hepimize şehit olma şerefini nasip etsin!!

Not: İsrail yahudileri inançlarına sıkı sıkıya bağlı. Peki bizler inancımıza ne kadar bağlıyız? Hem de onların kitabı; kötü kalpli haham bozmalarının elinden çıkmış, fazlasıyla tahrif edilmiş ve orjinali ile alakası olmayan sahte bir kitap. Bizim kitabımız (Kur’an-ı kerim) ise has rab kelamı. Şimdi tekrar soruyorum: biz ne kadar inancımıza bağlıyız ve O’nun uğruna mücadele ediyoruz?.. Yazıklar olsun bize ki; sahte bir kitapta yazılanlar uğruna dünyaya kafa tutan bir milletin hükümdarlığı altında eziliyoruz!! Onların dayattığı modernlik adı altındaki yozlaşmış hayat stilini, onların dayattığı dinsizliği, onların dayattığı Coca Cola’yı, onların dayattığı Mc Donalds’ı, onların dayattığı Nescafe’yi vs. vs. vs. kabulleniyoruz.. Yazıklar olsun biz müslümanlara.. Biz bu uyku dolu kafayla daha çoook eziliriz, çok..

Not2: Mimi Süleyman bey başlattı. Filistin’li masum halk için; duygularını ve dualarını yazmak isteyen tüm blog takipçilerime paslıyorum.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

çilekli süt 5 Jan 2009

H.Mert ilginç bir yazı yayınlamış. Ve okuyan herkesi bu yazıdan mesul tutmuş, yani mimlemiş :) Ben bu mimi yazamayacağım çünkü Hadise’nin çıplak, seksi ve ar damarı çatlamış resimleri ile görenleri kahretmek istemiyorum. Bu tür resimlere bakmamaya çalışıyorum. TV’de bile artık bu tür haberleri izleyemez oldum. Yüreğim parçalanıyor, içim yanıyor onları gördüğümde. Artı, H.Mert kadar güzel ele alabileceğimi sanmıyorum. Yalnız en az H.Mert kadar sizi şaşırtacağımı biliyorum.

Şimdi Hadise’nin süper resimlerini görmek (Bugün bir haber sitesinde iri puntolarla başlık atmışlardı. Mini etek giydiğinde bakılmasından hoşlanıyormuş ayrıca. O yüzden istediğiniz kadar bakın rahatsız olmaz) ve her bir kelimesinden mânâ fışkıran şarkısını indirip/dinleyip düm tek düm tek göbek atmak, eğlenmek ve türlü taşkınlıklar yapmak için buyrun efendim. Doya doya delirin, coşun. İyi eğlenceler dilerim.

Not: Bu yazıyı okuyan herkesi elledim pardon yani mimledim, bu böyle biline :) İşine gelmeyen yazmayabilir saygı duyarım?! Mim konusunu H.Mert yazmış lütfen detayları O’ndan öğreniniz.

Bilinçli Tüketi Notu: FaceBook hesaplarınızı yok edin! Neden mi? Buyrun..

Etiketler: , , , , , , , , , ,

çilekli süt 4 Jan 2009

Evet arkadaşlar ne zamandır aklımda bir proje vardı paradaysım sayesinde bu proje ile ilgili girişimimi başlattım. Projenin adı “Mevsimler Gibi Astroloji Blog’u:)

Artık astroloji bilgilerimi, doğum haritası ve sinastri (aşk/ilişki uyumu) -analizi yapacağım kişiler onayladığı takdirde - yaptığım harita analizlerini bu blogda paylaşacağım. Bir kafadan her seste astroloji yazmaya veda ediyorum bugünden itibaren.

Başlattığım projeyi haber verir vermez bana iyi dileklerini bildiren, hayır dualarında bulunan ve harita analizi siparişi veren site takipçilerime, blogcu dostlarıma ve daha önce astro forumlarda tanıştığım arkadaşlarıma kuru da olsa bir teşekkürü borç biliyorum.

Serzeniş Meraklısı ve Any‘ciğim mevsimlergibi sitesi için yaptığım bannerı (benim bu sitede kullandığım banner) büyük bulmuş, ayrıca kod hataları oluşmuş onlarda. Kodları kontrol ettim ve hataları buldum, hemen düzelttim.

Aşağıda hazırladığım bannerların doğru kodlarına ulaşabilirsiniz.

Bu arada yeni sitemin bannerını ya da linkini site ve bloglarına ekleyenler bir zahmet bana haber versin.

Mevsimler Gibi AstroBlog AstroYorum Sitesine Gitmek İçin Tıklayınız!!

Büyük Banner (468 x 60) Kodları için tıklayın

Mevsimler Gibi AstroBlog AstroYorum Sitesine Gitmek İçin Tıklayınız!!

Küçük Banner (200 x 136) Kodları için tıklayın

veee yeni bir banner daha -bu seferki bitanecik aşkımdan ama hehey (Wordpress post -yazı- kısmı flash desteklemiyor o yüzden bannerı buraya yerleştiremiyorum. Ama şu blog’umdan bakabilirsiniz en üstteki banner.)

Paradaysımın hazırladığı flash banner (485 x 80) Kodları için tıklayın

Destek olan ve güzel kalbini bana yansıtan tüm arkadaşlarıma selam ve sevgilerimi sunuyorum. Benim için ne dilerseniz Allah size on katını versin :) -biliyorum yine kızıp çılgına dönecekler ama söylemeden geçemeyeceğim, bu dua; beni, zekâmı, huzurumu ve mutluluğumu çekemeyip hakkımda abuk sabuk  yorum yazanlara da gelsin muzcooo

Etiketler: , , , , , , ,

çilekli süt 3 Jan 2009

Yahu yılbaşı gecesinden de bahsede bahsede bitiremedik hee :pPp Daha bir şey yazmayayım diyorum bu seferde eceli gelip ölen 7 gencin hikayesi çıktı meydâne..

Şimdi efendim bu gençleri hepiniz duymuşsunuzdur eminim, kiminiz gazetelerden kiminiz TV’den vs. olmak üzre..

Bazı gazeteler ahlı vahlı 3.sayfa haberi yaparken bazıları da “yılbaşı gecesi ne bok yemeye eğleniyordunuz, hem de çıplakmışsınız öldüğünüzde, ne haltlar karıştırıyordunuz, grup seks mi yapıyordunuz yoksa, oh olsun lan size ” tarzında haber yaptı. Ki bunu doğru bulmadım o çocukların ailelerini hiç mi düşünmediler? Zaten çocukları ölmüş yıkılmışlar bir de ahlâkları sorgulanıyor! Size ne kardeşim! O aileleri de düşünür insan öyle değil mi?!

Şimdi ben işin ahlâki boyutundan ziyâde ibretlik boyutuna gelmek istiyorum aslında.

Ölümün nerden ve nasıl geleceği belli olmuyor bu örnekte de gördüğümüz gibi. O çocuklar belki yaramazlık yapıyordu, belki uslu uslu tombala oynuyordu belki de masumca içkilerini içip (masumca içki içmek ne lan?) yatağa girmişlerdi. Yani kendi yataklarına. Yoksa birbirlerinin yataklarına mı. Amaan her neyse sonuçta bu bizi ilgilendirmiyor ve yargılaması ya da bu böyle miydi şu şöyle miydi şeklinde düşünmesi de bize düşmez. Yargılarsak  gıybet-dedikodu olur ve artı eğer onlar gerçekten namuslu insanlarsa bir de büyük bir iftira etmiş oluruz. Bunlar da büyük bir günaha tekâbül eder. Bu huylar (İFTİRA, DEDİKODU VE GIYBET) çok ama çok çirkindir Allah katında. Artı burda da değindiğim gibi kul hakkıdır. Ve Allah’ın affetmediği günahların başında kul hakkı gelir. O yüzden o kısmı Allah’a havale ediyor ve biz ölen gençler için rahmet diliyoruz. (Allah kime rahmet edeceğini bilir elbette, biz dileyelim de iyi niyetimizi gösterelim.) Yakınlarına da Allah sabır versin.

Ahlâki  ibretlik boyut demiştim ona geleyim. Ölümün nerden ve nasıl geleceği hiç ama hiç belli değil. Dün haberlerde izledim Levent’te bir taksi şoförü, karşıdan hızla kontrolünü kaybetmiş bir şekilde gelen aracın çarpması sonucu öldü. Düşünsenize adam bagaja bir eşya yerleştiriyordu o anda aklında kimbilir neler vardı,  araba geldiği gibi taksi şoförünü havaya uçurdu, adam hem ağaca hem direğe çarptı saniyesinde. Kaza geliyorum demez..  Şimdi bunu niye anlatıyorum? Bu tip olaylarda düşünmesini bilen insanlar için büyük hikmetler ve ibretler vardır.

Ölüme hazırlıklı olmak demek hayattan elimizi eteğimizi çekerek bir köşede ibâdet edip sürekli ağlamak ve karamsar olmak demek değildir. Dünyevi işlerimizin yanında bir yandan da ahireti artı ölümü hatırlamak ve bunu gün içerisinde sık sık yapmak, şüphesiz ki gerçekten Allah’ın sevdiği olgunluktaki kişilerin yapabileceği bir şeydir. Ve yapacağımız çirkin işlerden bizi büyük oranda soğutur. Bu da öteki tarafa körkütük sarhoş ya da (çok afedersiniz) grup seks yaparken gitme gibi talihsiz durumlardan bizi (bizi derken ben yokum bu biz içinde yanlış anlaşılmasın :pPp lafın gelişi bizi diyorum maksat demokratik olmak :pPp) kurtarmış olur. İnsan nasıl ölürse öyle diriltilecektir ve Allah’ın huzuruna çıkacaktır. Allah’ın huzuruna deri fantezi kıyafetler ve elinizde kırbaçla çıktığınızı düşünsenize :D Üstelik bu kıyafetlerle eşinizi aldatıyordunuz ve cenabetsiniz :pPp (Ne hayalgücüm var yawf :pPp) Bu korkunç olurdu. Nasıl bakacaksınız şimdi yaradanın yüzüne? Bir düşünün.. Bu uç bir örnek farkındayım ama bu ülkede ve tüm dünyada dönen pisliklerden az çok haberim var.. Polyannacılık ve şeker kız Candy’cilik oynamaya gerek yok bu yüzden.

Sözün nasihatimsi özü : Partnerinizi/eşinizi boynuzlarken, cenoş  ya da alkollü gitmek istemiyorsanız ölüme hazırlıklı olun  sgr Günde bir kez de olsa ölümü anın, emin olun sadece bunu yapmanız bile sizi niyetlendiğiniz kötü şeylerden uzaklaştıracaktır ;)

Paradays’ıma not: Aşkım biliyorum kötü öğk kızlar gibi yazdım bazı yerleri, şimdi kesin kızıcaksın bana :( Ama bunları ne niyetle yazdığımı anlarsın eminim, kısacası hafifletici sebeplerim olduğundan çok kızmayacağını umut ediyorum :)

Nesibe’ye not: Bu tarzda yazınca daha iyi anlaşılıyor ve mesaj daha çok kişiye ulaşıyor canım ;) Ameller niyetlere göredir bunu hiç bir zaman aklından çıkarma ok.?

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

çilekli süt 2 Jan 2009

Sizin için Siyonist Uşağı Doğan Medya Grubu ile ilgili bir haber seçtim arkadaşlar. Doğan Medyası bu işi o kadar fazla yapıyorki daha önce de belirtmiştim rezilliklerini. Bu heriflerin yazdıklarına ve yayınladıklarına çok dikkat edin, zira bölünme, parçalanma ve yıkmaya dair bu ülkede ne varsa yılanın başı bunlardır. Uyanık olmalı, bize her “dayatılan” haber ve yorumu kabullenmemeliyiz. Biraz sorgulamalıyız yahu bu ne koyunluk, bu ne gaflet hali böyle?! Bazı bloglarda gördüm bu kabullenişleri de o yüzden diyorum hemen kabullenmeyin koyun gibi diye!! Ki bu Doğan medya kuruluşunun başındakilerin ne Türk’lüğü belli, ne müslümanlığı ne de Türk ve Türkiye severliği.

İşte o haber..

“Kurtlar Vadisi” dizisinin kahramanlarından Muro’nun meşhur repliği “nalet olsun içimdeki insan sevgisine” şeklinde. Doğan Medya Grubunun İsrail yanlısı yayınlarını görünce “lanet olsun içinizdeki Siyonizm sevgisine” demekten kendimizi alamıyoruz. İşte bize bu cümleyi söyleten gelişmeler;

dogan-medya-grubu-meymenetsiz-mason-aydin-dogan-siyonist-kopekler“Filistin’deki katliam” Doğan Medya Grubu gazete ve televizyonlarında farklı bir bakış açısıyla veriliyor. “Siyonist gözlük” takan ve soykırıma Tel-Aviv’den bakan bu kuruluşlar İsrail’i haklı çıkarmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Özellikle grubun “Amiral gemisi” Hürriyet ve “ağır abi” takılan Milliyet’e göre bu katliam “kahrolası” Hamas yüzünden gerçekleşmiş. Nitekim Hürriyet ilk büyük saldırıdan sonraki manşet haberinde kullandığı “İsrail savaş uçakları, iki günde 200 Katyuşa roketi atan HAMAS’ı dün yoğun hava saldırılarıyla yerle bir etti” ifadeleriyle, sanki İsrail’in HAMAS’ın saldırısı karşısında harekete geçtiği izlenimini vermeye çalıştı. *

İlk gün katliamı ufak bir haberle geçiştiren Milliyet’in manşeti ise izinsiz ağaç kesilmesini işleyen “Yasal katliam”dı. Öldürülen yüzlerce insanın ağaçlar kadar değeri yoktu. Bu kadarcık ayıpla yetinmeyen Milliyet dün de “tuhaf bir haber”le okuyucularının karşısına çıkma pişkinliğini gösterdi. Anlaşılan, Tokat Milletvekili Zeyid Aslan’ın, İsrail’in Gazze saldırısının “soykırım” olduğunu belirtmesi Milliyet’i rahatsız etmişti. Gazete, vekilin İsrail’i kınayan açıklamasını ” vekilden tuhaf bir çıkış” başlığıyla verdi. Haberin spotu ise ” milletvekili Zeyid Aslan, 380 Filistinlinin ölümüne neden olan İsrail saldırıları için tuhaf bir çıkışta bulundu. Aslan, İsrail’in saldırılarını ’soykırım’ olarak niteleyerek, ‘Dün insanlığın karşısında uğradıkları zulümlerden dolayı merhamet dilenenler, bugünün barbarları olmuşlardır’ dedi” şeklindeydi. Oysa asıl tuhaf olan bu vekilin “anlamlı ve yerinde” açıklaması değil Milliyet’in “garip” haberiydi.

Bilindiği gibi, “Kurtlar Vadisi” dizisinin kahramanlarından Muro’nun meşhur repliği “nalet olsun içimdeki insan sevgisine” şeklinde. Doğan Medya Grubunun İsrail yanlısı bu yayınlarını görünce herhalde Aydın Doğan ve çalışanları için ise: “Lanet olsun içinizdeki Siyonizm sevgisine ve Müslüman nefretine” demekten kendini alamıyordur.

Etiketler: , , , , , , , , , ,

çilekli süt 1 Jan 2009

cilekli-sut-mr-paradiseina-kek-yapmisssss

Not: Parça sırf romantik titreşimleri ve tamamen bugünkü doğaüstü fiilim (kek yapmak :pPp) ile alakalı olduğundan tercih edilmiştir. Kelek yapma kısmı ile organik ya da inorganik bir bağımız yoktur.  :):P 8)

Tarihe Not: Bugün aşkım arabada geri vites faaliyetlerini de öğretti bana ve artı ilk kullandığımdan daha iyi kullanıyorum şuan hehey muzcooo

Bol tükürüklü Maşallah’larınızı beklerim :D

(bilmeyenler için bknz->tü tü tü 41.5 kere maşşallahhhh)

Etiketler: , , , ,

çilekli süt 30 Dec 2008

Uçan depik atabilen farmakolojik deli bir kız tarafından mimlenmişim. Bu meraklı cicoz, mistır paradaysımla barışmadan önce onla atışırdı blogdan bloğa şimdi bana sardı. Sevdi beni tabi. Allah kahretmesin zaten sevilmeyecek kız mıyım ben, beni sevmeyen ya da çekemeyen ölsün hah hayyyy 8) Mim konusu “nasıl bir aşıksın?”

Zaten hayatımda bi kere deliler gibi aşık oldum, o da paradaysıma.. Ben aşık olunca açık söyleyeyim çok değiştim. Pembe bulutlar üzerinde gezmedim hiç, o ayrı. Her zaman olaylara mantıklı ve detaylı bakmaya devam ettim. Aşkta mantık olur mu demeyin, olmalı bana göre. Aşkın gelişi aklın gidişi midir? Kesinlikle öyledir. Aşıksan, O’nu seviyorsan ve kaybetmek istemiyorsan mantık aramayacaksın bazı noktalarda. Ama ilişki ciddi bir boyut aldığı zaman mantık şart. Hep söylüyorum bir aptal salak ortalarda dolanamadım ya ona yanıyorum. Yani hani “abi ben aşığım dünyadan banane, çalsın sazlar oynasın kızlar vur kadehlere” havasında hiç olmadım. Hep bir sorumluluk hissi, hep bir bağlılık ve sadakat duygusu. Mesela aşık olduktan sonra gittiğim yerlerde daha bir edepli oturup kalkmaya başladım, sırf aşık olduğum kişi için, O’na sadık olmak için. Yanımda olmasa bile yanımdayken davrandığım gibi davranırım mesela yollarda, arkadaşlarıma giderken, onlarla dolaşırken vs. Bu da dürüstlüğümden kaynaklanıyor. Sonra kimseye karşı esnetmediğim özgürlük, bağımsızlık sınırlarımı da yine O’nun için esnettim. O’da benim için bir sürü fedakarlıkta bulundu ve bulunmaya da devam ediyor. Bir de çok aşırı kıskanç biriyimdir. Bu konuda “benzeştiğimiz için” :) birbirimizi anlıyor ve üzmemek için çaba harcıyoruz. Sorumluluk ve sadakat bilincini taşımak benim için önemli. Saygı ve dürüstlük de çok önemli. Tabi kasım kasım bir saygıdan bahsetmiyorum hiç sevmem öyle soğuk buzz gibi ilişkileri. Bizimkisi nabza göre şerbet oluyor sanırım. Yerine göre bir ölçek bazen de mek parmak kadar :)

Bebeğim Aslan burcu mensubu bir erkek olduğundan aşırı ilgi manyaklığı konusunda başlarda biraz zorlandım kabul ediyorum muahaha E daha önceden hergün defalarca telefon görüşmesi mi yapmışım, haftada 10 defa biriyle mi buluşmuşum sanki :D Yok yani zaten bünyede de yok, çünkü; özgür ve kafasına göre takılan biriydim hep. Aklıma bile gelmezdi bi erkeği böyle seveceğim ve bebek gibi ilgi göstereceğim. Yapamazdım da zaten. Dedim ya bünyemde yoktu böyle bir meziyet :)) Ama o güne kadar..

Bir gece telefonda konuşurken (2006′nın Nisan ayıydı yanlış hatırlamıyorsam) “hadi kapatalım sen yat, bende nete takılıcam biraz daha” dedim diye benden ayrılmıştı bizimkisi sgr uhuhu ne günlerdi yaa :D İşte ilgilenme ve üzerine düşme isteğim O’nun bu bebeksi huyunu yeni yeni görmemle başlamıştı. Ve ilgi gösterebilmek konusunda gerçekten yetenekli olduğumu gördüm. İçimde böyle bir cevher olduğunu bilmiyordum onun sayesinde keşfettim. Ve bu ilgi şuan hem O’nu, hem de beni mutlu ediyor. Seviyorum işte ya.. heart

Şimdi ise O’nun hem sevgilisi, hem annesi, hem hemşiresi, hem sıkı bir dostu hem de arkadaşı olmaya çalışıyorum, ama umarım başarabiliyorumdur. Çünkü bence aşk; bunların hepsini birden yapabilen çiftler için daim kalır ;) Sosyal mesajı da çaktım yine hani uhuhuhu alklk

Mimlemeyi unuttum yawf :pPp Volkan, Burak, Aymen ve Esrik Öfke mimlendiniz

Etiketler: ,

çilekli süt 29 Dec 2008

Yine aydın geçinen bir grup kara zihniyetlinin açtığı bir kampanya; özür diliyoruz kampanyası. Geçmişimizin acı günlerini görmezden gelen, halkımızın, ülkemizin gururu, ırzı namusu hiçe sayılarak saygısızca, ahlaksızca ve barbarca yok edilmeye çalışılışını hiç olmamış gibi gösterip bununla da kalmayan ve katilleri, canileri birer meleklermişçesine övüp yücelten üstüne üstlük onlar bize yapmamışlarda biz onlara yapmışız gibi lanse etmeye çalışan ciğeri beş kuruşluk adamların, vatan hainlerinin aşağılık kompleksi içinde başlattıkları girişim. Bu tip hain ve meymenetsiz insanlar neden sokaklarda özgürce gezip, benim soluduğum havayı soluyabiliyor anlayamıyorum, tamamen haksızlık bu!

Türk milleti hep mi günah keçisi olacak yarabbim? Ama doğru. Tarihini bilmeyen ya da unutan bir millet sanırım bunu hak ediyor! Acaba Rum ve Ermeniler Osmanlı devleti kurulmadan önce o kadar hakkı, hukuku ve özgürlüğü yaşayabilmiş miydi? Kendi devletleri bile Osmanlı kadar onlara hak tanımamıştı! Yaptıkları nankörlükler neden görülmüyor da Türk halkı caniymiş gibi tüm dünyaya sunuluyor. Ben tarihimi unutmuyorum. Siz de unutmayın, unutturmayın. Ve biz özür dilemiyoruz,özür bekliyoruz diyerek bir imzada siz atın. Bu özür gelse bile elbette canice katledilen bebeklerimiz, hamile kadınlarımız, yaşlılarımız kimse ama hiç kimse geri gelmeyecek elbette. Ama boşvere boşvere ne hale geldik hala görmüyor musunuz? Bir ucundan tutmak, sesimizi duyurmak lazım..

ÖZÜR DİLEMİYORUZ, ÖZÜR DİLESİNLER!

ÖZÜR DİLEYEN, TÜRK OLUP OLMADIĞI BELLİ OLMAYAN (YA DA TÜRK DEMEYE BİN ŞAHİT İSTEYEN!!) HAİNLERİN LİSTESİ!

Not: Bu tür kampanyaların ortalığı karıştırmak, kutuplaşma yaratmak ve nabız yükseltmek adına başlatıldığını unutmamanızı diliyor ve sizleri soğuk kanlı kalmaya davet ediyorum. Biz herkesten fazla uyanık olmalıyız. Sözün özü; imzanızı atın, tarihinizi araştırın / öğrenin ama oyuna asla ve asla gelmeyin ;)

Etiketler: , , , , , , ,

çilekli süt 27 Dec 2008

Yılbaşı kutlayan/kutlamak niyetinde olan ”müslümanlar”, bu hadis sizin için de söylenmiş olabilir mi acaba?

KİM BİR MİLLETE BENZERSE, O DA ONLARDANDIR..”

HZ.MUHAMMED (SAV)

Not: Hâlâ İslamiyetin şimdiki çağa uymadığını düşünenler, bir kez daha düşünsün. Anlayana..

Etiketler: , , , , ,

çilekli süt 26 Dec 2008

Cem Yılmaz’ın son TTNET reklamı beni vasatın biraz üstünde güldürebilmiş olsa da, arabanın arkasındaki Türkler’e has: “nazar etme ne olur, çalış seninde olur” yazısının fransızca (!) versiyonuna bayıldım diyebilirim hahayyt Ayrıca reklam müziği olarak SI TU SAVAIS COMBIEN JE T’AIME kullanılmış. Bu şarkı şu videoyu aklıma getirmesi açısından ayrı bir gülme sebebiydi  :) Bu Cem Yılmaz hakikaten çok uyanık yawf :D

Haaaaala youtube videolarını izleyemiyorsanız sizi şöyle alalım

NOT: Videoda sadece şarkının aşağıda yazdığım iki bölümü uyarlanmış:

SI TU SAVAIS COMBIEN JE T’AIME

Si tu savais combien je t’aime
Tu comprendrais que déjà
Sans toi tous les jours sont blêmes
Sans toi il n’est plus de joie
Si tu savais ce qu’est ma peine
Lorsque tu es loin de moi
Et l’amour qui se déchaîne
Rien que d’entendre ta voix

Tant de désirs me font rêver
Et ton sourire me laisse espérer
Le grand amour la folle ivresse
De mourir au plaisir de tes caresses

SENİ NE ÇOK SEVDİĞİMİ BİLSEYDİN

Seni ne çok sevdiğimi bilseydin
Zaten anlayacaktın ki
Sen olmayınca günler çok hüzünlü
Sen olmayınca neşe yok
Eğer bilseydin duyduğum acıyı
Sen benden uzaktayken
Ve aşkın kopup dağıldığını
Sesini duyabilsem hiç olmazsa… 

Nice arzu bana hayal kurdurur
Ve gülüşün bana ümit verir
Büyük aşk,
Okşayışlarının zevkinden ölmenin
Çılgın sarhoşluğu

Etiketler: , , , , , ,

çilekli süt & mr.paradise
Mevsimler Gibi AstroBlog AstroYorum Sitesine Gitmek İçin Tıklayınız!!