Çiko..

çikobal haftamızda evlat edinmiştik onu.. Şarköy’de el ele gezerken,zaten evlenince muhabbet kuşu alırız diye konuşmuşluğumuz da vardı, girdik bir kuşçuya çok sevdik ve hemen aldık.. pamuk dedik, bıdık dedik, piko dedik.. ama en sonunda çiko oldu ismi..

çikominicik bir bebekti aldığımızda, daha 1,5 aylıktı ve uçmayı bizde öğrendi.. hamileyken yavru kuşum bana arkadaş oldu, onunla o kadar çok zaman geçirirdim ki yalnızlıktan, konuşmayı da kısa sürede öğrenmişti.. sabah beni görür görmez hemen başlardı çikooo, aşkımm, tatlı kuşum… daha unuttuğum birçok kelime.. yanına dişi diye aldığımız kuş erkek çıktı bu arada :/ ama zamanla zıtlaşa zıtlaşa kanki olmuşlardı..

 

sarı gelin sarı şeker

aslında çok güzel bir kuştu sarı şeker ama ikinci kuşun hiç alınmamış olmasını dilerdim, nedeni; çiko o kuş geldikten sonra aşırı ötmeye başladı.. yani konuşmayı unuttu ve birlikte aşırı ses ve aşırı çırpınmadan dolayı çok toz yaptılar.. böyle olunca anneme postalandılar.. her ne kadar ben çikoyu geri istesem de eşim kuşları ayırmak istemediğinden geri alamadım 🙁 annemlerde kışın havanın sıcak olduğu zamanlarda bile sırf çiko ve sarı şeker için kombi yakıldı.. çiko çok üşüyen bir kuştu çünkü.. ne zaman görsem azıcık ılık havada bile hemen tüylerini kabartıp ayağını tüylerinin arasına sokup filamingolar gibi tek ayak üstünde tünekte uyuyordu.. zaten biz Şarköy’de kuşçuda gördüğümüzde de şekli buydu.. onunla 1 yıl belki de daha fazla bir süre ayrı kaldım.. yavrucuğum geçtiğimiz aylarda öldü 🙁 annem çok üzüldü, ablam çikoyu kucağına alıp ağlamış çünkü o da çok seviyordu onu.. annem hemen aynı gün aynı saat gömdü 🙁 o kadar iyi bakmalarına, ısılarını korumalarına ve yem, su, vitamin vs. eksik etmemelerine rağmen ölmesi bana çok dokundu.. sarsıldım.. şimdiye kadar annemlerin evinde baktığımız kuşlardan (ki bir ara bizim ev manyas kuş cenneti gibiydi, yavrulattırıp yavrulattırıp seviyorduk muhabbet kuşlarını) ölenler olmuştu, elbette onlar için de çok üzülmüştüm.. ama çiko farklıydı benim için.. çünkü onu bebeğim gibi seviyordum, karnımda bir melek taşırken benim arkadaşım gibi hissediyordum onunla zaman geçirirken.. bir dostum öldü sanki..

onu o kadar çok özlüyorum ki bazen kızım pepenin şu ninni şarkısını dinlerken aklıma çikom geliyor ve gözlerimden süzülen yaşlara engel olamıyorum :'(

artık evcil hayvan almamaya karar verdim çünkü bana göre değil bu acı..

Bir Cevap Yazın