Müslümanlık Sadece 5 Vakit Namaz Kılmak Mıdır?

cevre-kirliligiİşte arkadaşlar laf müslümanlıktan açıldığında mangalda kül bırakmayan Türk milletinin hali.. Müslümanlık Sadece 5 Vakit Namaz Kılmak Mıdır? Yüzde 99′unun müslüman olduğu iddia edilen bu ülkede, ne yazık ki güzelim ormanlar, yemyeşil mis gibi kokan doğa içinde bu pis görüntülere rastlamak artık hepimiz için normal görülen bir durum olmaya başladı yıllar önce. Yazıyı yazmak nerden aklıma geldi onu da söylim. Dün Sarıyer Bahçeköy Belgrad ormanları tarafındaydık, Bahçeköy mesire yerlerini filan da gezdik ayrıca. Ne yazık ki insanlar mesire yerlerini, ormanları çöp yığınları içinde boğmuşlardı..

Kimsenin müslümanlığını filan sorgulayacağım yok elbette. Kimin ne kadar müslümanlığı yaşadığını edebi, takvası ve güzel ahlakı gösterir.. Yoksa: “ben herkesten müslümanım” (!) demekle ne yazık ki tam müslüman olunmaz :D Konuyla ilgili değil ama, zaten böyle bir iddiada bulunmak ve böyle bir cümle sarf etmek kibir ve gururdur ki; kibirli ve aşırı gururlu insan zaten en iyi müslüman olamaz 🙂 “Benim kalbim temiz” ya da ”ben 5 vakit namazımı kılar, ramazanda orucumu tutar zekatımı veririm” demekle de tam müslüman olunmaz.

Tam müslüman olmak; “farzların yanında“, hadislerde belirtilen, dikkat çekilen güzel ve ince davranışları da uygulayarak olur benim bildiğim.. Mesela dinimizin çevre ve doğa ile ilgili öğretileri vardır.. Bunlardan bir kaç örnek (hadis):

“Temizlik, îmanın yarısıdır”

“Ümmetimin iyi ve kötü bütün amelleri bana arz edilip gösterildi. İyi amelleri arasında, yoldan atılmış olan “eza”yı (taş, diken vs.) gördüm. Kötü amelleri arasında ise yere gömülmemiş tükürük de vardı”

“Kıyâmet kopmaya başladığında, birinizin elinde bir ağaç fidanı bu­lunsa, kıyâmet kopmadan onu dikmeye gücü yeterse, hemen diksin”

“Bir Müslüman bir ağaç diker veya bir bitki ekerse, ondan kuş, insan veya hayvan yerse, bu onun için sadaka olur”

“Yıldız, bitki ve ağaç secde ederler Göğü Allah yükseltti ve mizanı (yani dengeyi) O koydu Sakın bu dengeyi bozmayın

“Sizden biriniz sakın su içine idrar yapmasın. Belki o sudan sonra abdest alması veya gusletmesi icap eder. Yine sizden biriniz cünup (cenabet) olduğu zaman, durgun suyun içine girerek yıkanmasın. O sudan bir kap ile alarak dışarıda yıkansın”

“Din, temizlik üzerine kurulmuştur”

Başta da dediğim gibi kimsenin müslümanlığını sorgulayacak halim yok.. Ancak “amaaann nasıl olsa çöpçüler gelir alır, at gitsin çöpü şuraya, işleri ne temizlerler” düşüncesi ile çevreyi kirleten (bu kirletme sadece çöp ile değil çok afedersiniz dışkı ya da tükürük! ile de olabiliyor çok çok daha yazık ki!!) müslümanlar (!) lütfen dönüp de bir müslümanlıklarına baksınlar, “imanın yarısı temizliktir” buyrulmuş, o halde sizin imanınızın yarısı gidiyor bu durumda??…

Hem müslüman olan hem de aklı olan elbet bambaşkadır..

Müslümanlık Sadece 5 Vakit Namaz Kılmak Mıdır?” üzerine bir düşünce

  1. ”Müslümanlık Sadece 5 Vakit Namaz Kılmak Mıdır?” Konusunda 15 Yorum Yapılmış
    1.kalderavolkan demiş ki:

    June 29th, 2009 at 15:56
    Kur-an kurslarının bu yaz çocuklara etkinlik kitabı olarak bastırdığı bir kitap var gördünmü bilmiyorum.
    Hani şu bilmemkaç farkı bulun tarzı bir resimde “kul hakkı”na giren davranışları bulun diye sormuş ve “kap-kaç, araç ile yayaya su sıçratma, ortak kullanım malına zarar verme, yerlere çöp atma, vs” gibi davranışları resmetmişler. Gördüğümde nasıl hoşuma gitti.
    Çocuklarımızı sokağa attıkları her çöpün kul hakkına girdiği bilinci ile yetiştirirsek bu sorun kendiliğinden ortadan kalkacak ama bu bilinçde insan evladı nerde??

    2.çilekli süt demiş ki:

    June 29th, 2009 at 16:05
    İlköğretim ailede başlar aslında, okulda öğretmen ne verirse versin aile çocuğu bilinçlendirmezse sonuç böyle olur.. Bir çocuğun annesi babası piknikte çöplerini ormana bırakıyorsa öğretmen ne yapabilir, ne öğretebilir o çocuğa? O tür kitaplar çok değerli bence de. Ailelerin bilinçli olması gerekiyor ağaç yaşken eğilir malum.

    3.akilliigne demiş ki:

    June 29th, 2009 at 20:05
    bu durumu ifade edecek söz yok ama yapılanlara bir bakın
    inanın bunu yapanlar lafla sözle ifla olmaz onu için sonrası önemsiz
    nasıl yaşıyorsa öyle bırakıyor hani belediyelere burdan sesleniyorum
    çöpcünün görevi çöpü toplamak değil çöpü sokmamak
    duyarlılığın ve paylaşımın için teşekkürler
    sağlıklı düşünen ve büyüyen bir toplum dileğiyle
    sevgiler

    4.seyma demiş ki:

    June 30th, 2009 at 16:22
    kesınlıkle muslumanlık demek 5 vakıt namaz degıl canım
    saygı demek ,hosgoru demek
    kendınden once kardesını dusunmek demek
    kul hakkı demek, komsu hakkı demek…
    yazına ımzamı atabılırım canım cok saol guzel paylasım ıcın

    5.Erbar Mehdi İslamoğlu demiş ki:

    June 30th, 2009 at 22:21
    Bismillahirrahmanirrahim;
    Esselamun Aleykum Rahmetullahi ve berekatuhu;

    Öncelikle şu konuda anlattıklarınıza aslında tarafsız kalmayı tercih ettim sonra diğer insanlarında sizi desteklediğini görünce yazdığınız yazınızın bazı yerlerindeki yanlışlıklarını göstermeyi bir borç bildim,RABBİM(c.c.)izniyle;konunun ifadelerinde çok yanlışlıklar içerdiğini üzülerek açılık getirmem gerekiyor;çünkü vicdanımı bu yazı içten içe kemirdi,

    Ey!Bilgiyi bildiğini zanneden ama bilgisizlikler içerisinde yüzen şahıs;şunları cevaplarmısınız?o çöpleri bırakan insanlar nerden biliyorsun ki namazlarını hele hele 5 vakitinide kıldıklarını gördünmü?şahitmisin,şahitsin diyelim; sonra aynı kişiler çöpleri atarkende gördünmü?namazlarını kılan insanlar mı çöpleri atıyor?şahitmisin,bunları vicdanına ilk önce bir sorarmısın!Sonra Başlığını atabilirsin!Namaz kılmak Farzdır,ALLAH(c.c.)insanları ve cinleri ibadet etmesi için yaratmıştır.Namaz kılmayan Cennete giremeyecektir.Bunları şimdi işittin!Duydun!biliyorsundur!Namaz kalben olan ALLAH(c.c.)ve kulları arasındaki bir bağlılık,bir miraç tecellisi gibidir.Tassavvufi açıdan ALLAHÜ TEALA ya tüm cihazatını teslimiyetidir.öyle bakarsan eğer Ayna vazifesi görürsün,Senin yazındaki yanlışlık Kalben ve itikat derecesinde namazlarını özenle kılıp islamiyet kurallarını ALLAH(c.c.)iziniyle uygulamaya çalışan,Bütün mevcut cihazatını ALLAHU TEALA’ya teslim etmiş insanlarıda içine dahil etmendir.Evet 5 vakit namazla insan Ruhunun ihtiyacını giderir,Ey!bilgisiz!üç beş çapulcuyu terbiye edicem diye,Bir orduyla savaşmayı nasıl göze alabiliyorsun?O ordunun bir neferinin nekadar kuvvetli olduğunu bilirmisin tüm içtenliğinle vicdanına bir sor!Eğer yazdıklarının harfiyen arkasındaysan sorularımı yanıtlayabilirsin.

    Yazığınız yazıda Geneli kapsayacak bir yazı yazmaktansa insanlarımızın yaptığı uygunsuz bir davranış müslümana hiç yakışmıyor ibaresi kullanmanız daha hoş ve güzel olurdu.ALLAHÜ TEALA’nın iziniyle İNŞAALLAHU TEALA bunu düşünerek bir sonraki yazılarınızda daha düzgün yazarsınız.ALLAH(c.c.)El AFÜV ‘dür Affedicidir.Yazdıklarınızdan dolayı affetsin,RABBİM(c.c.)iziniyle Hayırlı günler…!

    Selamun Aleykum.

    6.Erbar Mehdi İslamoğlu demiş ki:

    June 30th, 2009 at 23:01
    Yazdığınız yazıda Güzel Şeylerede Değinmişsiniz ALLAH(c.c.)Razı olsun İNŞALLAHÜ TEALA.Bunu ayrı olarak yazmamdaki neden diğer yazımın gerçekliğini göresiniz diye…!
    Dünyevi hayatta bütün mahlukatın birbirlerine hakları mevcuttur.İnsanın(ins) Hayvan(hayvanat)yada Bitkilere(taam)yapmış olduğu bir haklarına tecavüz,tüm malukata saygısızlık olarak ifade edilir,Kuran-ı kerim’den ifade ettiğiniz ayet açıklamaları çok güzel ve tesirlidir.Eğer bunları bilselerdi ve tam yaşasalardı asla hata yapacaklarını sanmıyorum.ALLAH(c.c.)onlarıda affetsin İNŞALLAHÜ TEALA,Kalblerine iman itikati,cihazatlarını ALLAH(c.c.)teslim etmelerini nasip eylesin.İNŞALLAHÜ TEALA.

    Selamun Aleykum

    7.çilekli süt demiş ki:

    June 30th, 2009 at 23:54
    akıllı iğne, hoşgeldiniz sizi burda görmek ne güzel 🙂 valla belediyeler ne yaparsa yapsın isterlerse konteynırları dayasın o piknik alanlarına hayvan olan yine hayvanlığını yapar ben bunu bilir bunu söylerim 🙂 misal benim tanıdığım bir çok insan çevresinde çöp kutusu görmeseler dahi çöpleri bir poşete koyar evine getirir veyahut arabasıyla giderken bir çöp kutusu görür de oraya atar. insanın içinde temizlik varsa bu ormanda da geçerlidir, evinde de. dileklerinize can-ı gönülden katılıyorum bizden de sevgiler..

    şeyma, evet bu incelikleri bilmek ve yaşamak yaşatmak demek müslümanlık, eklemelerin için teşekkürler canımcım :)(:

    Erbar M. İ., aleykümselam, ben de bu çöpleri 5 vakit namaz kılanlar atmıştır demedim zaten 🙂 sadece müslüman olana bunlar yakışmaz dedim hani dar görüşlü kafalarda bir kalıp vardır ya müslüman 5 vakit namaz kılandır gibi. o nedenle böyle bir başlık attım, bu kadar kükremenize gerek yoktu, temiz ve ahlaklı müslümanları benim kadar seven ve destekleyen var mıdır acaba? müslüman müslümanlığını bilecek demek istedim ki emin olun namaz kılanlar da bu pislikleri yapıyor.

    8.Nurhan demiş ki:

    July 2nd, 2009 at 17:56
    Cöpleri yerlere atmak benim de en cok kizdigim seylerden biridir, egerki gelecegimizi düsünüyorsak bu konulara cok dikkat etmemiz gerekiyor, her atilan cöp dogaya ve bize zarar veriyor, bunlari atanlar acaba hicmi düsünmüyorlar? ben 29 senedir yurtdisinda yasiyorum, herzaman cöplerimi ayiririm, gazeteleri, camlari, plastikleri meyva sebze artiklarini ayri ayri biriktiririm, özel cöp kutularina atarim, cok dikkatliyimdir bu konuda, hatta cogu tanidigim aman iyi basa cikiyorsun ayirmakla, bosver karisik at ne olucakki diyorlar, oysaki ayri biriktirilen cöplerin geri dönüsümleri cok kolay oluyor, yere cöp atan birisini görsem bile, yere birseylerini düsürdüklerini söylüyorum, utaniyorlar hemen attiklari seyi yerden aliyorlar:-)yeri gelmisken gecen sene izine giderken yolda gecen bir animi da anlatayim, uzunyolculugun ardindan dinlenmek icin Kütahya’da yeni yapilmis bir petrol ofisine girdik, heryer tertemiz piril pirildi, birseyler yiyip ictik, erkekler uyumak istedi bizde coluk cocuk cekirdek citlatalim dedik, tabiki cekirdeklerin cöplerini yere atmiyoruz bir posete biriktiriyoruz, bir görevli geldi bize ya bu cekirdeklerin cöplerini niye posete biriktiriyorsunuzki yerede atabilirsiniz dedi, ben de cekirdek de olsa yerde cekirdek cöpü görmeyi bile sevmem yememiz bitince poseti cöp Kutusuna atarim dedim görevli keske herkes böyle yapsa dedi ve ileriye gitti. O arada Almanya plakali son model bir araba hemen yakinimiza park etti ve orada birseyler yiyip ictiler, bir baktik son gaz hizla cöplerini birakip son sürat orayi terk ettiler, bizimle konusan görevli kosarak arkalarindan veryansin küfürü basti, medeniyet denilen yerden gelmis sunlarin yaptiklarina bakin diye, hatta kendi kendime niye sunlarin arkalarindan plakalarini alip, biraktiklari cöplerin resmini cekip internette yayinlamadim diye kizdim ama bundan sonra kesinlikle yapicam:-)

    9.çilekli süt demiş ki:

    July 2nd, 2009 at 18:10
    Harika bi fikir bence de 🙂 keşke herkes duyarlı olsa, bari bu konuda.. ne güzel olurdu.

    10.Erbar Mehdi islamoğlu demiş ki:

    July 4th, 2009 at 22:34
    Bismillahirrahmanirrahim
    Esselamun Aleykum Rahmetullahi ve Berekatuhu

    Namaz Nedir, İnsan İçin Ne Önemi Vardır?

    Namaz, belli vakitlerde özel hareket ve okuyuşlarla yerine getirilen bir ibâdettir.
    Namaz, İslâm’ın îmandan sonra gelen en mühim emridir; dînin direği ve Müslümanlığın temel taşıdır. Namaz, îmanın alâmetlerindendir.
    Namaz, kul ile Allah(c.c.)arasında yüksek bir iletişim, yüce bir bağlantıdır.
    Namaz, Allah’ın(c.c.) kudretini kavrayan ve büyüklüğü karşısında hayranlık duyan insanın, bu saygı ve hayranlığını en yerinde söz ve hareketlerle dile getirmesidir. Yahut da aynı hareketleri tekrarlamak suretiyle bu saygı ve hayranlık duygularını kuvvetlendirmesidir.
    Namaz, kulun günde 5 defa Yaradanın huzuruna çıkması, rahmet kapısını çalması demektir. Bu yüce divanda, arada hiçbir vasıta olmadan her türlü dilek ve ihtiyacını, kul, bizzat Allah’a(c.c.) sunar. O’na sığınır, yalnızca O’ndan yardım diler. Böylece Peygamberimize(s.a.v) Mi’rac’da gerçekleşen Allah(c.c.) ile buluşma olayı, namaz içinde sembolik olarak yaşanmış olur. Bu sırra işaret için, Peygamberimiz(s.a.v.), “Namaz mü’minin mi’râcıdır” buyurmuştur.
    Namaz yaratıkların bütün ibâdet şekillerini bir araya toplayan özlü bir ibâdettir.
    Kur’ân-ı Kerîm’in ifadesine göre, kâinattaki bütün varlıklar Allah Teâlâ’yı, kesintisiz şekilde anmakta (zikr) ve devamlı kutsamaktadır (tesbih).
    “Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı tesbih etmesin [Allah’ı kutsayıp ibâdet etmesin]. Fakat siz onların bu tesbih [ve ibâdetlerini] anlayamazsınız.” (el-İsrâ: 44).
    Yeryüzünde insan dışındaki canlılara baktığımız zaman üç şekilde durduklarını görürüz:
    Dik olarak ayakta duranlar: Bitkilerin çoğunluğu ile iki ayaklı hayvanlar gibi.
    Yarı ayakta, yani, eğik olarak duranlar: Dört ayaklı hayvanlar gibi.
    Yerde sürünenler: Sürüngen hayvanlarla bâzı bitki çeşitleri gibi.
    Bu saydığımız mahlûklar, yukarıdaki âyetin ifade ettiği ibâdetlerini, bulundukları doğal şekilleriyle yapmaktadırlar. Fakat insan oğlu namaz kıldığı zaman, bu mahlûkların ayrı ayrı olan ibâdet şekillerini namazı içinde birleştirmektedir. Nitekim, namazın bir kısmı ayakta (kıyam), bir kısmı yarı ayakta, eğilerek (rükû’) ve bir kısmı da yerde (secde) yapılmaktadır. Bu da göstermektedir ki, namaz, Allah’a(c.c.) ibadet şekillerinin hepsini kendinde toplayan en mükemmel ibâdet hâlidir.
    Melekler de, diğer varlıklar gibi, yalnız bir şekil ile Allah’a(c.c.) ibâdet ederler. Bu da yukarıda belirttiğimiz gibi ya kıyam, ya rükû’ ya da secde hâlinde bir ibâdettir. İnsan ise yüksek yaratılışı icabı olarak meleklerin ibâdet şekillerini de kendi ibâdeti içinde birleştirerek Allah’a(c.c.) kulluk vazifesinde bulunmaktadır.
    – Namaz, Allah’ın(c.c.)yüce şânını ve sonsuz kudretini dile getiren en güzel şekil ve kelimelerden meydana gelmiştir:
    Namazın içinde, tekbir, tevhid, tesbih, medh ü senâ, hamd, şükür, hürmet, tevazu’, tazarru’ ve niyaz, bütün mü’minlere hayır dua, Peygamberimize(s.a.v) salât ve selâm bulunmaktadır.
    Kur’an okumak başlı başına bir ibâdettir. Namazda bir miktar da Kur’an okunmaktadır.
    Mü’minlerin birbirleri ile selâmlaşmaları ayrı bir ibâdettir. Namaz sonunda selâm da vardır.
    Yine İslâm’a göre tefekkür büyük ibâdetlerden biridir. Cemaatla kılınan namazlarda mü’minler Allah’ın(c.c.) kudretini düşünme imkânına sâhip olurlar.
    Namaz içinde yemeyi, içmeyi terk gibi oruca ait yasaklar bulunduğundan, namazda oruc da mevcuttur.
    Namazın zekât ve hacc ile de alâkası vardır. Çünkü namaz, vücudun ve ömrün zekâtıdır. Namazda kıbleye dönülmesi ise, hacca bir işâret ve nümûnedir.
    Görüldüğü gibi, namaz, bedenle yapılan bütün ibâdetleri içine almakta, hepsine birden özet ve fihriste olmaktadır.
    Namazın bu vasıflarına, Süleyman Çelebi Mevlid’inde şu şekilde işâret etmiştir:
    “Sen ki, Mi’râc eyleyüb ettin niyâz,
    Ümmetin mi’râcını kıldım namaz.
    Her kaçan kim bu namazı kılalar
    Cümle gök ehli sevâbın alalar.
    Çünki her türlü ibâdet bundadır,
    Hakk’a kurbiyyetle vuslat bundadır.”

    Namaz Kılmanın Hükmü Nedir?
    Namaz; Kur’an, Hadîs ve İcma’ ile hükmü kesinleşmiş bir farzdır. Aklı başında ergenlik çağına girmiş olan her Müslüman için, edâsı lâzım gelen pek yüksek bir vazifedir. Bu mühim farz ibâdeti yerine getirenler, Allah Teâlâ’nın pek çok lütuf ve inayetlerine ererler.
    Namazın farz oluşunu inkâr etmek, mü’mini dinden çıkarır. Ancak farz olduğunu inkâr etmeksizin tembellikten dolayı bu ibâdeti yapmayan kimseler ise, mânevi yönden büyük zarar ve kayıplara uğrarlar.
    Kur’ân-ı Kerîm’de birçok âyette, mü’minler namaz kılmakla emredilmişlerdir (*). Namazın mü’minler üzerine kesin bir borç ve vazife olduğunu ise, şu âyet-i kerîme bildirmektedir:
    اِنَّ الصَّلوَةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِنينَ كِتَابًا مَوْقُوتًا
    “Muhakkak namaz, vakitlendirilmiş (belli vakitlere tahsis edilmiş) olarak mü’minlere farz olmuştur.” (en-Nisâ, 103).
    Hadîs-i şerîf’te ise, bu hususta şöyle buyrulur:
    “Allah Teâlâ müslüman olan her erkek ve kadına, günde 5 vakit namazı farz kılmıştır.”
    Namaz, Hicretten 18 ay evvel, Mi’rac gecesinde 5 vakit olarak farz kılınmıştır. Mi’ractan önce de Resûlüllah Efendimiz ve mü’minler namaz kılarlardı. Fakat kılınan bu namazlar, günde (sabah-akşam olmak üzere) iki vakitten ibaretti. Ayrıca da farz değil, mendub idi.

    Namazın Bize Sağladığı Faydalar Nelerdir?
    Namaz bize dünyevî-uhrevî, maddî-mânevî pek çok faydalar sağlamaktadır. Bu faydalardan bâzıları şunlardır:
    1 – Günde beş vakit namaz kılan bir insan, daima Allah’ı(c.c.) hatırlar ve kendisini her an O’nun huzurunda hisseder. Bu ise, o insanın aklında kötü düşüncelerin barınmasına fırsat vermez. Verse bile çıkarıp atmasına sebeb olur. Zaten dünyada gördüğümüz her kötülüğün başı, Allah’ı(c.c.) unutmak ve Allah(c.c.) korkusuna kalbde yer vermemek değil midir?
    Dünyada insana Allah’ı(c.c.) unutturacak, gaflete atacak pek çok şey vardır. İnsan yaradılışı itibariyle gece-gündüz dünya meşgaleleri içindedir. Böyle yoğun bir meşgale içinde bulunan insana, elbette her an Allah’ı(c.c.) hatırlatacak bir şey’in olması gerekir. Böyle bir şey olmaz ise, insan hem Allah’ı(c.c.) unutur, hem de kalbinde Allah(c.c.) korkusuna yer vermez. Allah’ı(c.c.) unutunca da yalnız kendi nefsini, keyfini, menfaatini düşünen bencil bir insan hâline gelir. Hak, hukuk, adalet gözetmez. İnsanlar bu hâle gelince, artık ona ne kanun, ne polis, ne de jandarma te’sir edebilir. Fırsat bulduklarında yasal olup olmadığına bakmaksızın her arzu ettiklerini yaparlar.
    İşte bunun içindir ki, Allah Teâlâ, insanoğlunun kalbine ona daima Allah’ı(c.c.) hatırlatacak ve O’ndan korkutacak bir bekçi koymuştur. Bu bekçi de Namazdır.
    Namaz, insana Mevlâsını hatırlatır. İnsan Mevlâsını hatırladıkça kötülüklere olan meyli kırılır. Akıl, fikir, el, ayak, göz kulak gibi bütün âzalarını kötülüklerden çeker. Başkasının malına, canına, ırz ve namusuna göz dikmez.
    Namazın bu özelliğine Kur’ân-ı Kerîm’de şu şekilde işâret olunmuştur:
    اِقِمِ الصَّلوَةَ اِنَّ الصّلوةَ تَنْهى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ
    “Namaz kıl. Zira namaz insanı fahşâ ve münkerden, yani, her türlü kötü ve çirkin işlerden alıkor.”
    Hadîs-i şerîf’te de meâlen:
    “Namaz dînin direğidir. Kim namazını kılmaya devam ederse, dînini yıkılmaktan korur. Kim de onu terkederse, dinî hayatın direğini yıkar, dindarlığını koruyamaz hâle gelir” buyurulmak suretiyle, bu husus veciz bir şekilde beyan edilmiştir (*).
    Namazın insana Allah’ı(c.c.) nasıl hatırlatıp onu her türlü kötülüklerden nasıl alıkoyduğunu biraz daha açıklayalım:
    Namazını devamlı kılan bir kimse, sabahleyin erken kalkar, sabah namazını kılmak ve Allah’a(c.c.) olan borcunu ödemek için, önce abdest alır. İçini ve dışını temizler. Kalbinde bir kötülük varsa onu atar. Temiz bir kalb ve temiz bir vücudla Allah’ın(c.c.) divanına çıkar, huzurunda durur, namazını kılar. Bundan sonra işine gider.
    İş esnasında huyu, suyu, sözü sohbeti başka başka insanlarla karşılaşır. Bunlardan iyi ve kötü pek çok söz işitir. İnsan olması yönüyle zaman zaman kalbine kötü düşünceler gelir. Hırs, hased, kin, intikam hisleriyle dolar. Bunların bir kısmının te’sîri altında bir şeyler yapmaya karar verdiği ve yapmak için hazırlığa da giriştiği bir sırada, müezzinin Allahu Ekber diyerek öğle namazına çağırdığını işitir. İşte o zaman kalbi kin ve intikam, hırs ve hased ile dolu olan insan, kalbindeki bütün bu kötü hisleri bir tarafa atarak namaza koşar. Yine temiz bir kalb ve temiz bir vücud ile Allah’ın(c.c.) huzuruna durur. Namaz onun imdadına yetişmiş, herhangi bir kötülük işlemesine fırsat vermeden Allah’ın(c.c.) huzuruna çıkarmıştır.
    Namazın bu yardımı, ona ikindi, akşam ve yatsı vakitlerinde de yetişir.
    Artık o insan için, kötülük yapmaya ve düşünmeye zaman kalmamıştır. Beş vakit namaz ona bu fırsatı vermez. Çünkü bir vakit namazın kalbinde bıraktığı te’sir kaybolup gitmeden diğer bir vaktin namazı gelip girer. Bu sebeble namaz kılmakta devamlı olan bir insanın kalbinde Allah(c.c.)sevgisi ve korkusu hiç eksik olmaz. Böyle bir kalbten de kötülük düşünmesi beklenemez.
    2 – Namaz, mü’minin günlük hayatını da düzenler. Günde beş vakit, belirli vakitlerde Allah’ın(c.c.) huzurunda bulunma zarureti, insanı belli bir düzen ve disiplin içinde yaşamaya sevkeder. İşlerini, namaz vakitlerinin belirlediği zaman dilimlerine göre düzene koymaya mecbur eder. Böyle düzenli ve disiplinli bir şekilde yapılan çalışmalar ise, insanı hayatta huzurlu ve başarılı kılar.
    3 – Her namaz, sahibine nefsini denetleme, muhasebe ve kontrol melekesini de kazandırır. Sık sık müdür veya müfettiş huzuruna çağrılan bir memur, nasıl görevinde dikkatli davranır, işlerini aksatmadan yürütürse, bunun gibi günde en az 5 sefer yaratanının huzuruna çıkan bir insan da, bütün işlerini hatâ ve yanlışlığa meydan vermeyecek şekilde yapar.
    4 – Namaz kılan bir mü’min, kalben rahattır, ruhen kuvvetli, mânen güçlüdür. Hayatı boyunca, vazifesini hakkıyla yerine getirmiş olmanın huzuru ile yaşar.
    5 – Beş vakit namazını kılan kimseyi, Cennetine koyacağına dair Allah’ın(c.c.) va’di vardır(*). Yeter ki kılınan namazlar, sırf Allah(c.c.) rızası için olsun ve kurallarına riayet edilerek eksiksiz yapılsın. “Cennetin anahtarı namazdır” hadîs-i şerîfi, bu İlâhî sözü pekiştirmektedir.
    Yanlış anlaşılmasın, bu ifade, namaz kılmayan kimse Cennete giremez demek değildir. Allah(c.c.) isterse, kulunun râzı olduğu bir iyiliğinden veya güzel bir hareketinden dolayı, onun bütün günah ve kusurlarını, ibâdet borçlarını affedip Cennetine koyabilir. Bu, tamamen O’nun lütuf ve merhametine kalmış bir husustur. Fakat namaz ibâdetini mâna ve ruhuna uygun şekilde eksiksiz olarak yerine getirene ise, Allah(c.c.), Cennetine koyma sözü vermiştir. Sözünden dönmek O’nun şânına yakışmaz.
    6 – Günde 5 vakit namaz kılmak, aynı zamanda küçük günahlar için bir silgi ve keffârettir. Resûl-i Ekrem Efendimiz(s.a.v), 5 vakit namazı vaktinde kılan kimseyi, günde 5 defa evinin önünden akan bir nehire girip yıkanan kimseye benzetir ve sonra şöyle buyurur:
    “Günde 5 defa suda yıkanan kimsenin bedeninde kirden ve pislikten bir eser kalır mı?
    İşte namazını kılan, günde 5 vakit Rabbinin(c.c.) huzurunda başını secdeye koyup rahmetine sığınan kimse de böyledir. Allah(c.c.) böyle kimselerin günahlarını bağışlar. İsterse günahları köpükler kadar çok olsun.”
    Bir başka hadîs’te de şöyle buyrulur:
    “Namazını vaktinde kılan kimsenin iki namaz arasındaki küçük günahlarını Allah Teâlâ affeder.”
    Namaz için abdest alan kimse, abdest uzuvlarını yıkadıkça, o uzuvlarla işlenen küçük günahların suyla birlikte yıkanıp gideceği de yine rivayetlerde gelmiştir.
    7 – Saygı kurallarına tam riayet edilerek kılınan 5 vakit namazın, kıyâmet gününde sâhibi için bir nur, kurtulmaya bir hüccet ve delil olacağı ve onu kabirde karanlıklardan ve azabtan ve haşir mahkemesinde de hesabın zorluklarından kurtaracağı yine hadîs-i şerîflerin beyanından anlaşılmaktadır. Bundan daha büyük bir lütuf ve ihsan olur mu?
    8 – Namazın dünyevî ve uhrevî en önemli faydalarından birisi de namaz kılan kimsenin bütün dünyevî iş ve çalışmalarının güzel bir niyetle ibâdet hükmüne geçmesidir.
    İnsan namazını kılarak Allah’ın(c.c.) hukukunu yerine getirirse, geçimini helâl yerden sağlamak niyetiyle yapacağı bütün gayret ve çabaları âhireti açısından boş ve faydasız bir dünyevî çaba olmaktan çıkar, ibâdet hükmünü alır. Artık o insanın bütün ömrü, ibâdet içindeymiş gibi geçer. Hiçbir gayret ve çalışması Allah(c.c.) katında kaybolmaz, boşa gitmez.
    Eğer o kimsenin geçimini te’min için çalıştığı iş, kamunun menfaatini de alâkadar eden bir meşgale ise, o şahıs yaptığı işin neticesinden istifade eden insanlar sayısınca da sevabları kazanır.
    İşte bu büyük kazancın tek bir şartı vardır. O da farz olan namazlarını kılmak, ciddî bir engel olmadan namazlarını geciktirerek kazaya bırakmamaktır.
    Namaz kılan kimsenin bütün dünyevî çalışmalarının ibâdet hükmüne geçmesi gerçeği, kişide çalışmaya, insanlara faydalı olacak hizmetlerde bulunmaya karşı ciddî bir şevk ve heyecan meydana getirir. Bu sebeble, insan ihtiyarlasa bile ailesinin geçimi için çalışmaktan, gayret ve faaliyette bulunmaktan geri durmaz. Gevşeme ve tembelliğe düşmez. “Artık ihtiyarladım. Bir köşeye çekilip sadece âhiretime çalışayım” diye düşünmez. İnsanlığa ve aile bireylerine daha faydalı olmak için çalışır, çabalar.
    Çünkü, bilir ki, namazlarını kıldığı için bütün dünyevî çalışmaları da ibâdet hükmünü almaktadır…

    Selamun Aleykum

    11.Müslümanlık Sadece 5 Vakit Namaz Kılmak Mıdır? | Top 100 Blog demiş ki:

    July 7th, 2009 at 19:01
    […] Oku: Müslümanlık Sadece 5 Vakit Namaz Kılmak Mıdır? VN:F [1.4.8_745]please wait…Rating: 0.0/10 (0 votes […]

    12.Çevre sorumluluğu taşımamak millî bir özelliğimizdir | E. Ali demiş ki:

    July 8th, 2009 at 08:14
    […] E. Ali » Ana Sayfa Arşiv Hakkında İletişim GizlilikSüs Bitkileri ve Çiçek Bakımı Sağlık Bilgileri – Diyet ÖnerileriWordPress – Web – Blog – SEODiğer Çeşitli Konular Çevre sorumluluğu taşımamak millî bir özelliğimizdir Konu: çevrecilik, çilekli süt, doğal hayatı koruma, doğayı korumak, ekolojiTarih: 08 Temmuz 2009 — Yazan: E. Ali Çilekli Süt blog’da müslümanın temizliği ve çevre duyarlılığı nasıl olmalıdır konusunda güzel bir yazı gördüm. Peygamber efendimizin temizlik ve çevrecilik hakkında çok önemli hadisleri var. Okumak isteyenlere linki: » müslümanlık sadece 5 vakit namaz kılmak mıdır […]

    13.kerim demiş ki:

    July 24th, 2009 at 14:48
    neden böyle bir pisliği müslümanlıkla bağdaştırdığını anlamıyorum.Güzel olan şeyleri neden görmezden gelipte bu pisliği görünce müslümanlıktan söz ediyorsun.müslüman insan temiz insandır bunu inanan bir insanın yapmış olacağına inanmıyorum.bunu ancak bu ülkede işi gücü yok kendini inanan insanlara karşı çamur atma yarışına girişmiş içinden kin besleyen islamiyeti bilmeden durmadan zırvalayıp duran kendi saçmalıklarına kendini inandırmış kişilerin yaptığına inanıyorum.

    14.çilekli süt demiş ki:

    July 24th, 2009 at 18:42
    “müslüman insan temiz insandır buna inanan bir insanın yapmış olacağına inanmıyorum” demişsiniz ya hani. Ben de bu yüzden bunları yazdım 🙂 Ama görülen o ki siz beni islam düşmanlığıyla suçlamayı tercih etmişsiniz. Anlatmak istediklerimi kısıtlı kişilerin anlayabiliyor olması çok acı. Yazık.

Bir Cevap Yazın